Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiTarabya
İSTANBUL

Tarabya

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Tarabya

Eskiden deniz kıyısında bir balık dalyanı var imiş. Bundan başka hiç yapı yok imiş. II. Selim deniz kıyısında gezinirken bu balık avlanan yere uğrayıp çeşit çeşit balıklar avlatıp, o yerde nice servi ağaçları vardır, o servilerin gölgesinde taze avlanmış balıkları pişirterek içer ve eğlenir. Sonra Veziriazam Sokullu Mehmed Paşa'ya ferman edip,

"Bu mahalde bana bir yeşillik sofa ve bir kasaba yapın, ismi Tarabya olsun" buyururlar.

Bu kasaba o zamanda yapılıp mamur olmuştur. Daha sonra Murad Han çağında Yeniköy'ü Rus keferesi vurduğunda, bu Tarabya kavmi yiğit olduklarından Kazak ile ceng edip kafire bir hardal tanesi bile vermediklerinden cehennemlik kafirler bu şehri ateşe verip berbat ederler. Halen imar olmadadır.

800 kadar evleri vardır. Bir Müslüman mahallesi [olup], bir cami var, yedi mahalle tamamen kefere evleridir. Ancak anılan balık dalyanı yeri, o servi yeşilliği yeri hala Gümrük Emini Ali Ağa'nın yalısıdır. Bundan büyük saray yoktur. Hamamı ve başka imaretleri yoktur. 40-50 adet dükkanı vardır. Fakat bağ ve bahçesi çoktur.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗