Tarsus
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Tarsus
Daha önce Takyanus yapısıdır. Bir rivayette ilk yapan Tarsus bin er-Rum bin el-Bakan bin Sâm bin Nuh'tur. Sonra Reşid tamir etti, derler, rivayettir. Daha sonra İspanya ele geçirip 256 tarihinde Memun Halife zorla fethedip bütün eskimiş ve yıkılmış duvarlarını yeniden yapmıştır.
Adana Eyaleti'nde sancakbeyi tahtıdır. Beyinin padişah tarafından hâss-ı hümâyûnu 240.260 akçedir. Kanun üzere cebelüleri ile ve paşasının askeri 2.200 asker olup sefer eşerler.
Nakibüleşrafı, müftüsü, kethüdayeri, yeniçeri serdarı, dizdarı ve 45 neferi vardır. 150 akçe ile sadaka olunur kadılıktır ve nahiyesi (—) köydür.
Sancağında 5 kaza vardır. Tarsus şehrinin doğusunda Kusun kazası, Tarsus kuzeyinde Bulgar Yaylası dibinde Ulaş kazası, Tarsus batısında Gökçelü kazası, Tırmır Kalesi bu kazadandır. Ve onun batısında Elvanlı kazası. Bu kazaların beşini gezip gördük, ama şehirler ve ibretlik eserler olmamakla kısaca yazdık.
Tarsus Sancağı'nda gördüğümüz mamur kaleler bunlardır. Ramazanoğlu Yaylası içinde göklere doğru yükselmiş Gülek Kalesi Kusun kazasındadır. Nemrun Kalesi Ulaş kazasında, Gödibiz Kalesi Gökçeli kazasındadır ve gayet mamur kaledir.
Tarsus Kalesi bir düz ova içinde denizden 1 saat uzakta yuvarlaktır ve ikinci yapıcısı Memun Halife'dir. Çepçevre büyüklüğü 5 bin adımdır. İki kat sağlam kaledir ve çevresi hendeklidir.
3 kapısı vardır, güney tarafına Gödibiz Kapısı iki yanlarında tılsım tasvirleri vardır ki her bir arslan, kaplan ve ejderha resimlerini insan görünce dehşete kapılır. Ve bir doğan sureti var, avı üzerine konmuştur, sanki canlıdır. Bu acayip ve garip eserlerin hepsi mermer taştan yapılıp anılan kapının iki tarafında dururlar. Ve bunun benzeri nice ibretlik şeyler vardır.
Yine bu kapının iki yanında beyaz mermer kitabeler içinde çeşit çeşit kûfî hatlar ile Arapça ve Süryanca yazılarla görmeye değer yazılar var ki insan hayran olur. Bütün cihan gezginleri onların okuyup tılsımlar çıkarmaya çalışırlar. Bütün halk o inançtadırlar ki Memun Halife Mısır'dan define getirip bu kaleyi inşa edip bütün hâzinesini bu kapıda tılsımlayıp saklamış ola. Batısında İskele Kapısı ve doğu tarafına Adana Kapısı.
Bu büyüklükteki kalenin içi 3 mahalledir ve 300 toprak örtülü evlerdir. Nice boş meydan, nice tarla ve bostan yerleri vardır.
…
6 medrese ve 7 sıbyan mektebi ve 2 hamamı var, biri Ramazanoğlu İbrahim Bey'indir ve biri Mahmud Paşa'nındır. 2 hanı var, biri Ramazanoğlu'nun, biri Mahmud Paşa'nındır. Ve toplam 317 dükkândır.
Cami-i Nur'a bitişik kârgir bina 80 dükkândır. Bu şehrin bedesteni budur. Bütün sokakları kaldırımsızdır. Zira kumsal pâk şahrahlardır, asla çamur olmaz. Bu kale içinden akan,
Bulgar Nehri: Yine Bulgar Yaylası'ndan doğup bu şehirden geçip bu şehre yakın Akdeniz'e karışır.
Bu şehrin suyu ve havası ağır olduğundan bahardan sonra şehirde bir fert kalmayıp Bulgar Yaylası'na çıkarlar. Şehirde ancak paşa voyvodası 5-10 adamla kapıları kapatıp rahatça bekçilik edip şehri korur. Bir şey kaybolsa öderler, kanunları budur.
Bu kalenin kuzey tarafı köşesinde bir küçük iç kaleciği var, gayet mamurdur. Batıya bakan bir kapısı var ve çepçevre hendektir. Büyüklüğü 500 adımdır ve 7 kuledir. Dizdarı ve neferi yaylağa gidemeyip yüz renkleri safran gibidir.
Bu şehir halkı hep Türkmen'dir. Yer yer Tat ve Arap Fellahları vardır. Bu şehrin minareleri Arabistan tarzıdır.
Bu şehrin yiyecek ve içeceklerinden tatlı limonu, turuncu, zeytini, inciri, narı, hurması ve servi ağaçları meşhurdur. Özellikle Mahmud Paşa Sarayı İrem Bağı'dır. Bütün meyve ağaçları o Havarnak sarayında mevcuttur. Şeker kamışı ve pamuğu meşhurdur.
Bütün ovalarında Türkmen ve Urban kışlar gayet mahsullü sahralardır. Ve iyi camız yeridir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗