Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiTerek (Terki)
BALKANLAR & KAFKASYA

Terek (Terki)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Terek (Terki)

Bu Terek Kalesi, Acem'in Bakü Kalesi'nin batı tarafında 300 mil deniz ile bu Terek Kalesi'dir. Bir iki ay önce Mehmed Giray Han efendimizle Tavustan ülkesinden giderken ve Terek Nehri'ni geçerken bu Terek Kalesi solumuzda deniz kıyısında gözükmekte idi. Hamd olsun şimdi sağlıkla gelip görmek nasip olup 6 gün gezip eğlendik. Eski zamanda Kumuk elinde bir küçük kalecik imiş ki Enûşirvân yapısıdır. Sonra Moskov gemilerle gelip ele geçirmiştir.

Uğursuz Rus sakalibe, Moskov keferesi Kazak-ı Ak Vilayeti'ni bildirir

Bu İskender Şeddi kale Terek Nehri'nin Hazar Denizi'ne karıştığı yerde Hazar Denizi'nin güney tarafı sonunda, bir körfez derenin ta Dağıstan ülkesine girmiş bir dil gibi körfez nihayetinde bir düz geniş ovada, üçgen şekilden dörtgen tarzına uzunlamasına yapılmış, yarısı tuğla ve yarısı kârgir taş güzel kaledir.

Büyüklüğü tam 9 bin adımdır ve çepçevre iki kat kaledir. Hendeğinden Terek Nehri akıp Hazar Denizi'ne karışır. Moskov kralının Dağıstan sınırında büyük bir limanı ve sınırının sonudur. Bütün Moskov bezirgânları burada gemilerden çıkıp Dağıstan, Gürcistan ve Acem diyarlarına giderler.

Bu kalenin şimal tarafı Hazar Denizi'dir. Güney ve kıble tarafı Terek Nehri'dir ve Dağıstan ülkesiyle komşudur. Batı tarafı karadır ki Çerkezistan'a ve Deşt-i Kıpçak'a gider.

Çevresinde 7 adet kapısı var. İki kapısı sular kenarındadır, biri kara taralındadır, diğer kapıları küçüktür, su alınır kapıcıklardır. Ama kara tarafı gayet sağlam ve sarp üç kat şeddadi kaledir. Her kapı arası ellişer adım enli hendeklerdir.

Kale içinde toplam 9 bin adet bağsız bahçesiz daracık tahta örtülü kârgir yapı evleri vardır. Ve bütün sokakları satranç nakşı tarh olunmuştur.

70 adet kilise ve 10 adedi manastırlarını kale kuleleri gibi yüksek ve uzun çanlıkları vardır.

Toplam 3 bin dükkândır ve 10 adet küçük hanları var.

Bu kalenin iki kaptanı var, biri kaleye hükmeder, biri dış varoşa hükmeder. Ama kale varoşundan gayri yerde hükümleri yürümez, zira Heyhat Ovası kenarlarıdır ki mamur ve şenlikli yeri yoktur, Kalmık kâfiri ve Yaman Sadak Tatarı hükmünde Kıpçak Çölü'dür. Ancak işlek iskele kaledir. Kaptanları 3 bin askere ve 170 pare balyemez toplara maliktir.

40 adet kadırga gibi, Rus şaykaları gibi küpeşteleri sazlar ile örtülü firkateleri var. Demirkapı’ya, Bakü Kalesi'ne, Gîlân şehrine (— ) (— ) (— ) ve Moskov kralı vilâyetlerinde bin mil uzak mesafelere (—) nehri (— ) (— ) (— ) gider gemileri, bezirgân götürüp getirir şaykaları var. Edil Nehri'ne bu gemiler girip Moskov'un (—) adlı taht merkezine gider, gayet donanımlı pür-silâh gemilerdir.

Bazı zaman Moskov kralları Acem ile sulha aykırı iş işleyip bu anılan gemilerle Acem'in Hazar Denizi kenarlarında olan kale ve şehirlerini vurup yağmalarlar. Hatta Bakü Kalesi'ni vurmuş ve Gîlân şehrinin pazarı günleri gelip Gîlân'dan nice yüz Acem esirleri almıştır ve esenlikle Moskov'a gitmiştir. Acem kavmi bu Moskov Kazağı'ndan pek korkarlar.

Hatta Osmanlılar da Moskov Kazağı'ndan korkarlar ki defalarca Ten Nehri ile Osmanlı'nm Azak Kalesi önünden geçip Karadeniz etrafını gecelerde vururlar idi. Allah'a hamd olsun İbrahim Han oğlu Sultan IV. Mehmed Han, Köprülü Vezir önerisiyle Azak Kalesi'nden yukarı Sedd-i İslâm adlı iki adet kaleyi Ten Nehri kenarında karşı karşıya yapıp Ten Nehri üzerine kalın zincirler gerip Kazak-ı Ak kayıkları Karadeniz'e çıkmaz oldu.

İşte bu Moskov Kazağı gayet cesur kefereler olup Hazar Denizi etrafında olan Acem kaleleri hanlıklarının ödlerini patlatmıştır. En seçkin kâfirleri bu Terek Kalesi'ne gelirler, zira gayet bakımlı ve şenlikli olmada, avlaklı Terek Kalesi'dir ki ta Fağfur, Çin, Hıtâ, Hoten, Özbekistan, Gence, Şirvan ve Şamakı vilâyetlerinden av alıp yağmalarlar.

Terek Kalesi taşra varoşunun anlatılması

Terek Nehri kenarında 10 bin kadar uğursuz evli, bağlı bahçeli ve dört tarafı hendekli büyük varoştur. Suyu ve havası güzel olduğundan mahbûb ve mahbûbe Moskov güzelleri çoktur.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗