Tersane Bahçesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Tersane Bahçesi
Önceleri kefere asrında da krallara mahsus bahçe imiş. Ancak fetihten sonra Sultan Fatih ilk defa otağını burada kurup gaza malını Müslüman gazilere dağıttığından, fermanıyfa mamur edilmiştir. Nice avlular, hamamlar, köşkler, çeşitli odalar ve sofalar, havuz ve şadırvanlar ile marnur hale getirilmiştir. Satranç nakşı dikilmiş 12.000 servi ağacı kokusundan insanın dimağı kokulanıp binlerce çeşit çeşit meyve ağaçları, çınar, salkım söğüt, şimşir ve fıstık çam~arı ile bu bağ süslenip sanki cennet bahçelerinden bir bahçe olmuştur.
Tanrı bilir bu bağda göklere doğru baş çekmiş öyle binlerce servi ağaçları var ki insan hayran olup şaşırır. Bu bağa asla güneş tesir etmez bir Acem gölgeliğidir. Gece gündüz fıskiyeleri selsebil gibi akmadadır. Sayısız güzel sesli kuşların ve bülbüllerin ötüşü insanın ruhuna gıda verir. Meyvelerinden sulu şeftalisi ve kayısısı ünlüdür.
İbrahim Han, deniz kıyısında bir İrem köşkü yapmıştır ki sanki Havernak köşküdür. Buranın denizinden bir tür deniz yaratığı çıkar, başka avcıları vardır. İstiridye derler inci sedefi kabuğu gibi beyaz kabuk içinde canlı bir mahluktur. İçki içen kimseler zeytinyağıyla pişirilerek, yahut limon ile çiğce yiyerek içki içerler, güzel yemektir. Ancak içki içmeden bir adam beş on gün o istiridyeden yese her gece ehliyle (eşiyle) veya na-ehliyle beşer onar kere cima eder. Böyle bir yaratıktır ki Tersane Bahçesi önünde çıkan daha iyidir.
Bahçe üstadına, avcıları senelik 19.000 akçe gelir verirler. Bu bağın bir bahçe üstadı ve 300 halifesi var, hizmet ederler. Böyle bir Mehmed Han Gazi nazargahıdır. Burada hünkarlara mahsus kayıkhaneler vardır. Padişah Yeni Saray'a veya başka yere gitmek istese kırlangıç kayığının kıçında cevahir kubbe altında mücevher taht üzere sade cura, zurna ve nakkare faslı ederek Haliç'in iki tarafında olan kat kat yalıları, bağ, bahçe ve tersaneleri seyrederek istedikleri yere giderler.
Bu Tersane Bahçesi'nde has ahur vardır. Burada safkan, soylu küheylan atlara binip bağın kuzey tarafında Okmeydanı'na çıkıp orada cirit ve çevgan oynatırlar. Dört tarafı böyle hıyaban bağı gibi mesire yerleridir. Allah ömrünü uzun etsin.
Allah'a hamdolsun hakir orada fakirane çok ibadet etmişiz. Burada hizmet eden bostancıların hepsi tarikat erbabı, salih kimselerdir, elbette berhurdar olurlar. İstanbul fethedilince Akşemseddin hazretleri bu gönül açan yerde oturup olup çile-i merdan erbain çıkarırdı ve hizmet edenlere hayr dua ederdi. Onun için hizmetçileri mutlu bir şekilde ömür sürerler. Bizzat Fatih Sultan Mehmed, kutsal elleriyle yedi servi dikmiştir. Hepsinden uzun, düzgün ve yeşil servilerdir. Akşemseddin hazretleri de kutlu elleriyle bir servi dikmiştir. Allah'ın yaratması üzerine servi ağacı yeşil olur, ancak Allah'ın emriyle, bu serviyi Akşemseddin diktiğinden servi ak olmuştur. Çimşirlik havuzunun yakınında olan bu ağaç hala zamanımızda seyirliktir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗