Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiTire
TÜRKIYE

Tire

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Tire

Cemşid'in kızlarından Sirye adlı bir melikenin tahtı ve yapısı olduğundan Sire'den bozma Tire derler. Sonra 766 tarihinde Selçuklulardan Sultan Keykubad bin Keyhusrev beylerinden Aydın Bay oğlu İsa Şah fethetmiştir. O zamanda Kahire-i Mısır'da büyük kıtlık olup bu şehirden Mısır'a gemilerle hayli zahire gönderdikleri için Mısır halkı bu şehre mamur olması için dua ettiklerinden halen mamurdur ve günden güne de mamur ve şenlikli olmadadır. Daha sonra (—) tarihinde Osmanlı'dan (—) padişahın savaşsız olarak eline girmiştir, zira kalesi yoktur.

Hemen doğudan batıya Bursa şehri gibi Kestane Dağı'nın eteğinde kurulmuş işlek bir şehirdir. Bu da Manisa gibi Aydın Bay'ın taht merkezidir. Manisa bu şehrin kuzeyindedir ve aralarında Kızılca Musa Dağı vardır, (—) merhale yerdir. Ve 17. örfî iklimden sayılmıştır.

Anadolu Eyaleti'nde Aydın Sancağı paşasının tahtıdır ve bir bakımlı şenlikli sancaktır. Paşasının padişah tarafından hâss-ı hümâyûnu 847 bin akçedir. Adaletle 500 asker ile 50 bin guruş hâsıl olup sefer eşer.

Yönetimi altında zeamet erbabı 23 ve timar sahibi 846'dır. Bunlar da kanun üzere cebelüleri ile 3 bin silâhlı pâk asker olur, sancakbeylerinin bayrağı altında sefer eşerler. Alaybeyisi ve çeribaşısı vardır. Şehri 500 akçe mevleviyettir. Zamanımızda Rumeli Kadıaskerliği'nden azledilmiş Dahkî (—) Efendi hazretlerine arpalık olarak bağışlanıp kendilerinin mektuplarıyla bu şehirde kaymakamı olan Yusuf Efendi'ye gelip mahkemede konuk olup şehri gezip dolaşmaya başladık. Bu mevleviyet senede adalet üzere 20 bin guruş hâsıl olur yüksek mevleviyettir.

Mollanın yönetimi altında olan sancak kazaları bunlardır. Tamamı 14 kazadır. Evvelâ Tire kazası, nahiyesi dört kazadır. Fevane kazası, Büyük Bergos kazası, Küçük Bergos kazası ve Maden kazası. Bu 4 nahiye kazalarıyla toplam 18 kazadır.

Sancak kazaları bunlardır. Evvelâ Bayındır kazası, Birgi kazası, Sart kazası, Balyambolu kazası, Keleş kazası, Güzelhisar kazası, Köşk kazası, Sultanhisarı kazası, Nazlı kazası, Arpaz kazası, Amasya kazası, Eynegöl kazası, Alaşehir kazası, Vakıf kazasıdır. Bu kazaların hepsi (—) bin pare şenlikli köyler, kasaba ve şehirlerdir ki gayet zengin ayanı ve reayası vardır. Şeyhülislâmı, nakibüleşrafı, sipah kethüdayeri ve yeniçeri serdarı vardır.

Bu şehir 68 mahalledir, bin adet saraylar ve başka binaların hepsi bağlı bahçeli, gül ve gülistanlı, kiremit örtülü bakımlı ve süslü kârgir eski ve güzel hanelerdir ki Manisa binalarından şirindir.

Bu şehir 144 mihraptır. 36'sı donanımlı, süslü ve mamur selâtin gibi camilerdir.

Bu Tire şehrinin camileri, mescitleri, mahalleleri, çarşı pazarı, haneleri, diğer yapıları, kısacası her şeyi Manisa şehrinden çoktur ve büyüktür. Ama Manisa'da eski sultanların ikişer minareli büyük camileri, imaretleri, han ve medreseleri gayet çoktur. Gayet mamur ve şenlikli büyük şehirdir, zira Osmanlıların merkez şehirlerindendir.

Bu Tire şehri de Selçukluların ve Saruhanlıların eski taht merkezidir. Daha önce darphanesinde akçe kesilip "Sultan Ahmed bin Mehemmed Han azze nasruhu duribe Sire" diye sikkesinde yazılırdı. Hakire görmek nasip olmuştur. Saf gümüş dirhem rayici var idi.

Bu Tire şehrinde 30 adet medrese vardır. Genellikle cuma kılman camilerde birer medrese vardır.

Ama dersiamları ile pâye medreseleri bunlardır ki yazılır: Evvelâ Hacı Efendi Medresesi, Muslihiddin Efendi Medresesi, Derviş Çelebi Medresesi, Kara Kadı Medresesi, Molla Arap Medresesi, Mehmed Ağa Medresesi, Ferişteoğlu Medresesi, yani İbn Melek hazretleri, yine medresesinde bir türbe içinde medfundur. Meşârık'a, Menâfa, Mecma'u'l-Bahreyn'e ve nice yüz muteber kitaba şerh yazıp 700 cilt risale ve başka telifleri vardır. Lügat ilminde ve diğer ilimlerde zamanın seçkini, ledün ilminin dalgıcı idi ki İbn Melek idi. Ve lügat ilminde Ferişteoğlu adlı kitap onların teliflerindendir ve Yıldırım Han ulemalarındandır. Aydın Bay oğluna muallim olup bu şehri vatan edip kalmıştır. Hâlâ nur dolu mezarı ve medresesi bütün halkın ziyaret yeridir. Allah rahmet eylesin, ki hakir çocukluğumda Ferişte Lügatini okudum. Kitabın başlangıcı; hubz: etmek, kubh öpmek olmakla ekmek yemeyi ve insan öpmeyi ilk defa onun kitabından öğrendik. Onun için hayır dua ederiz. Ruh-ı şerifi şâd, kabri nur, hayr ile yâd edenler dilşâd olalar.

Kârzâr Medresesi, Ali Can Medresesi ve Şeyh Halil Medresesi. Meşhur medreseler bunlardır. Yeşil İmaret Camii'nde bir aşevi, imareti vardır, gelen geçenlere nimeti boldur. 8 imaret de kâh işler, kâh kapalı durur. Vakıfları zayıftır, ama Ramazan gecelerinde hepsinin nimeti boldur.

Bütün yollarını usta mühendis satranç nakşı tarh edip esası bu üslup üzere bezenmiştir ve baştan başa pâk ve beyaz taş ile döşenmiş kaldırımdır. Her sabah temizlenip pislikten ve bir zerre tozdan eser kalmaz pâk düzgün yollardır. Bütün çarşıları kuzeye iniş aşağı olup yukarısından aşağı baksan sanki bu yollar içinde insan deryası, deniz dalgası gibi dalgalanıp insan kalabalığından omuz omzu sökmez bir kalabalık Tire'dir. Özellikle hafta pazarı günleri akıllı olan pazara varmamak gerek. Zira o pazarda insan rahatsız olup hasta olur. Ta bu derece kalabalık çarşıları vardır.

Bu şehrin kıble tarafındaki haneleri 7 bayır, dere ve tepe üzerine yapılmış havadar evlerdir. Birbiri üzere kat kat bançeli güzel evlerdir ki bütün pencereleri doğuya ve kuzey tarafında Tire Sahrası'na bakar havadar iç açıcı evlerdir.

Bu şehrin suyu ve havasının hoşluğundan mahbûb ve mahbûbesi nerm ü râm olup al tebekani elması yanaklı ve kırmızı kiraz dudaklı güzel yüzlü ve endamlı olup konuşmaları düzgün, dişleri inci gibi, ceylân gözlü, şirin sözlü, münevver yüzlü ve misk kokulu saçları dağıtıp bir cihette âşığı perişan edip kendilere akıtırlar. Gayetle peri yüzlü, melek görünüşlü, güler cemalli garip dostu adamları vardır. Çoğu namuslu olur bezirgânlardır.

Bütün halkı çuka ferace ve kontuş giyerler. Orta hâili olanlar muhayyer ve Tire alacası giyerler. Ve askerî taifesi, uleması ve zenginleri gayet çoktur. Kadınları ferace ve beyaz çarşaf bürünürler.

Bu şehrin yiyecek, içecek ve sanayiinin beğenilen ve hâsıl olan metalarından Tire peşkiri, abdest makrameleri, hamam havlıları, alacaları ve yastıkları meşhurdur.

Yiyeceklerinden ter gömlek üzümü, beyaz ekmeği, tandır kirdesi, kebabı, çeşit çeşit buzlu vişne hoşafı ve beyaz kirazı yeryüzünde yoktur. Kestanesi, çöreği ve tavuk böreği yiyenin sağlıklı olur yüreği.

İklimi ılıman olmakla limonu, turuncu, narı, inciri ve servi ağacı çok olur. Birkaç yerde yüksek hurmaları var, ama mahsul vermez. Ve habbü'l-lezîz de yetişir. Yaz kış sebzesi eksik değildir. Gerçi ılıman diyardır ama ensesindeki dağda kestane, kızılcık, muşmula ve üvez yetişir acayip diyardır. Kısacası yük bağlanır ve yük çözülür bolluk ve işlek büyük şehirdir. Allah korusun.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗