Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiTopçeken Camus (Manda) Yaylağı
TÜRKIYE

Topçeken Camus (Manda) Yaylağı

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Topçeken Camus (Manda) Yaylağı

Rum, Arap ve Acem'de Adana camusu meşhurdur. Bu dağlarda Osmanoğlu padişahının 40.000 adet kanun üzere topçeken camuslan vardır ama bugün hesabını kitabını Tanrı bilir. Kendi biter kendi yiter damgalı ve damgasız camusları var ki her biri Dabbetü'l-arz'a ve Sevr-i hamele-i arza (dünyayı taşıyan öküz) benzer kara camuslardır.

Bunların korunmaları ve güdülmeleri için yedi adet beldenin halkı muaf ve müsellemlerdir. Sefer sırasında nice binini kementlerle, tokatlarla (hayvan sürüleri için ağıl olarak etrafı çitle çevrilmiş arazi) ve kapanlada aviayıp sefere götürüp balyemez toplar çektirirler. Bu dağlarda kaplan gayet çok olup camus avına kaplan geldiğinde camusun boğaları kaplanı ortaya alıp ol an aman vermeyip öldürürler.

Bu dağlar içine başka insanlar dahi giremezler. Hatta Murtaza Paşa öyle büyük alay edip bu dağlar içinde küta küt mehterhane çalıp giderken yedi tane camus mehterhane sesini işitip "alay budur" deyip hücum edince derhal askeri darmarlığın olur.

Davullar orman içinde kalıp asker pür-silah bu yedi camusa o kadar ok ve mızrak attılar, ok ile camusların vücutları kirpi gibi olup nice kurşun daha vurdular, asla ruhlarının haberleri olmayıp yine dağlara girip gittiler. Bu kadar camusa Osmanoğlu padişahından başka bir kral sahip olmamıştır.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗