Tulça (Tulca)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Tulça (Tulca)
1044 [1634/5] tarihinde Sultan IV. Murad Han yeniden yapmıştır, Padişah Kaymakamı Bayram Paşa emriyle Tersane-i Âmire kethüdası Piyale Kethüda eliyle.
Tuna kenarında bir alçacık kaya üzerinde dörtgen şekilden uzunlamasına Şeddadî sağlam taş yapı güzel bir kaledir ki fırdolayı büyüklüğü 1.060 adım küçük kaledir. Ve güney tarafa bakan ancak bir küçük demir kapısı var. Çevresinde asla hendeği yoktur. Ve hisar içinde bir camii, buğday ambarı, cebehanesi, Tuna'ya inilir bir su yolu ve yetmiş adet neferat haneleri var, ancak 300 neferleri, dizdarı ve Tuna'ya bakar uzun topları vardır. Gayet yerinde yapılmış çok gerekli güzel kaledir.
Hâkimi gümrük eminidir ki on yük akçe iltizam muaf kasabadır ve 150 akçe kazadır. Tamamı 70 adet nahiye köylerinden ve Beştepe nahiyelerinden kadısına senede adalet üzere 3 kese [34b] mal hasıl olur. Silistre Eyaleti’ndedir ki Silistre alaybeyisi gerileriyle bu kale çevresini menhus Rus'dan korur. Bu Tulça varoşu tamamen saz ve hasır örtülü 600 adet Eflâk, Boğdan ve Bulgar keferesi haneleridir. Dağlarında bağları ve Tuna Nehri'nde balık avlayacak ağları vardır. Bal suyu meyhaneleri vardır. Gümrüğe yakın ufak tefek bir camii, bir mükellef kiremit örtülü kârgir sağlam yapı hanı ve birkaç dükkânları tamamen Gümrük Emini Tokatlı Mustafa Ağa'nın hayratıdır.
Allah'ın hikmeti biz bu kale altında konaklamışken bir sabah 46 parça menhus Rus şaykaları kale altına saldırıp bu kadar derya gibi İslâm askerini görüp kaleden bunlara 20 pâre balyemez toplar vurulunca yine Karadeniz'e kaçtılar.
Bu kale altında İslâm askeri ile üç gün konup 500 parça tiransa, şayka ve kayıklar ile bütün İslâm askeri üç günde Tulça Adasına geçti.
Tulça, yani Yılan Adasının özellikleri
Kuzeyi ve güneyi Tuna Nehri'dir. Uzunluğu Karadeniz'e kadar sekiz saattir. Genişliği Tulça karşısından İsmail şehri karşısına kadar beş saat yerdir. Öyle Rum hıyâbânı bir ormanlık, ağaçlık ve meşelik bir adadır ki içinde bulunan nice bin çeşit vahşî hayvanların ve kuşların hesabını ancak Cenab-ı Hak bilir. Ama gücügen (atmaca) kuşu gayet çoktur ki avcıları avlayıp kanatlarını ok yeleği yaparlar.
Bu ada içinde her sene 70-80 bin sığır boğazlanıp Kili pastırması yapılan mezbaha evleri vardır. Sivrisineği o kadar çoktur ki akşam vaktinde insanı ve atları helâk eder; Tatarcık sineği ve delem arısı insanı öldürür. İsmail, Kili ve Tulça kalelerinde fâhişeleri tutup çıplak bu adaya bırakırlar, bir gecede sivrisinek, delem sinek ve tatarcık sinek sokmasından o avrat helâk olur.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗