Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiTürk Or (Petrov Val)
BALKANLAR & KAFKASYA

Türk Or (Petrov Val)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Türk Or (Petrov Val)

Bu mahalle Türk Or'u, yani Osmanlı hendeği denmesinin sebebi: 976 [1568] tarihinde Sultan II. Selim zamanında Veziriazam Sokollu görüşüyle Acem şahından intikam alıp Şirvan, Şamakı, Demirkapı ve Bakü kalelerinde muhafazada olan Özdemiroğlu Osman Paşa'ya, Hadım Cafer Paşa'ya, Cağaloğlu'na ve Koca Ferhad Paşa'ya yardım, mühimmat ve levazımat gitmesinin kolay olması için Karadeniz'den gemiler cebehane götürüp Azak'a vara. Oradan Ten Nehri ile şayka gemiler Ten Nehri'nin Edil Nehri'ne yakın yerine vara. Ten Nehri ile Edil Nehri'nin araları bir günlük yer. İki nehri birbirlerine bağlamak için Kefe Paşası Çerkez Kasım Paşa'yı, Kırım Hanı Semiz Mehmed Giray'ı ve Eflâk ve Boğdan askerlerini tamamı [175a] 100 bin kadar yer götürmez asker olur. Bu kadar yüz bin adet kazma, tahta, balta, külünk, kürek ve nice çeşit mühimmat, cebehane, 100 adet şahi top ve başka yüz bin çeşit levazımatlar ile 100 bin asker ile bu şimdi bizim konduğumuz Türk Or'u adlı yerde Edil Nehri kenarında İslâm askeri konaklar. Önce, düşmandan emin olmaları için büyük bir tabur kazıp bütün İslâm askeri girip Edil Nehri'nin bir kolunu kazmaya başlarlar. Ta ki 8 ay Edil ile Ten Nehri'nin arasını kazıp hendeğin toprağını sağına soluna dağlar gibi yığmışlar ve Ten Nehri'ni tam iki konak yere deniz gibi getirmişler. İki nehrin arası birbirlerine kavuşmaya iki saatten eksik yer kalmışken hemen Tatar kavmi bizim askere fitne verip,

"Bu kışta kıyamette bu iki nehir birbirine ne zaman karışır ve ne zaman bundan gemiler geçip Edil Nehri ile Hazar Denizi'ne varılır. Oradan ne zaman denizden Demirkapı'ya, Şirvan'a ve Şamakı'ya varılır" diye asker içine fesat sokup bir gün,

"Bre medet, üzerimize düşman geliyor ve kızıl kıyamet geliyor" diye askere korku verip tüm mühimmat, levazımat, cebehane ve topları ve diğer mühimmatları bu Türk Or'u mahallinde bırakırlar. Kasım Paşa feryat eder, kimse feryadına ve ardına bakmayıp Heyhat Ovası'nda 10 gün 10 gece at sürüp Taman Adası'na gelirler.

Ama eğer 5-10 gün daha kazılsa Edil Nehri'nin bir fırkası Ten Nehri'ne karışıp Azak'tan Ten Nehri ile büyük gemiler girip Edil Nehri'ne varıp Edil Nehri ile Hazar Denizi'ne girip oradan İslâm askerine her mühimmat ve her zahirenin ulaşması kolay olur, donanma gemilerimizin gitmesi mümkün olurdu. Gence, Şirvan, Şamakı, Şâruban, Niyazâbâd, Demirkapı, Bakü, Gîlân kaleleri ve vilâyetleri fethedildikten sonra Kızılbaş'ı ortadan kaldırmak kolay olurdu. Ama "Kul tedbir alır, Allah takdir eder." Cenâb-ı Kibriyâ'nın hikmeti var.

Bu kazılan Or'u seyrettim. Sanki sakar dereleri ve cehennem çukurları var ki insan aşağı bakmaya cesaret edemez. İki yanları göklere doğru uzanmış dağlar gibi yığılmış topraklar var. Hâlâ bu Or'un içinde iri büyük ağaçlar yetişip bazı zaman kış sert olsa bu hendek içinde Kalmıklar kalırlar.

Bu çukurdan Edil Nehri aksa Heyhat Ovası mamur olur. Hatta bu Or'da kalan cebehaneyi Sultan II. Selim, Sokollu Mehmed Paşa'ya ödetmiştir. Mehmed Paşa da Semiz Mehmed Giray Han'ı Kefe Kalesi çarşısında boğazından astırmıştır ki Tatar'ı zapt etmeyip firar etmiştir. Sözün özü, ibret verici, seyirlik Or'dur, yani hendektir. Onun için bu mahalle Türk Or'u derler.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗