Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiUlu Camii
TÜRKIYE

Ulu Camii

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Ulu Camii

Azerbaycan şahlarından Akçakoyunlu Şah Cihanın yapısıdır ve bundan büyük cami yoktur. Kıble kapısından mihraba kadar uzunluğu ve genişliği orta ayak ile (—) ayaktır.

Cami içinde hepsi yapma direkler üzerine kondurulmuş yüksek kubbesi göklere boy uzatmıştır. Geçmişin usta mühendisi var gücünü sarfedip türlü türlü işlemeler ve renk renk mermerlerle sanatlar göstermiştir.

Yüksek kubbesi ve bütün duvarlarının yüzünü o geçmişin mimarı kırmızı ve siyah tuğlalar ile camiin dört tarafı duvarları yüzüne yazılar yazmış ve tuğladan çeşit çeşit hatlar dizmiş ki Allah'ın âyetlerinden bir âyettir. Bu hatların benzerleri Hama ve Hımış Kalesi'nin duvarları yüzünde de vardır.

Bu Ulucami eski bir mabetgâh olup helâl ve temiz gaza malıyla yapıldığından başka bir çeşit rûhanyetli camidir.

Ve bir eski tarz mihrab ve minberi var ki mancuklar [topcuklar] ile ve beyaz, siyah, kırmızı ve çeşit çeşit değerli ağaçlar ile sadefkârî olmuş mihrabdır.

Ve bir sanatlı minâresi var ki seyir değer. Kısacası bu camiin benzeri yedi iklimde yoktur. Bunda olan süslü sanatlar ve bu mabette olan süslü tasarruflar bir camide yoktur ki övücülerin onu övmeye gücü yetmez.

Sözün kısası, hoş güzelliği ve zarifliği övgünün ve anlatımın dışında aydınlık bir camidir. Dış avlusunu çevresi salih ve âlim yeri dershanelerdir.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗