Ulu Camii
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Ulu Camii
Ulu Cami daha önce kiremitli imiş, sonra Birgili Derviş Ağa tamir edip beyaz inci gibi aydınlık olup baştan başa kurşun ile örtmüş. Ancak avlusu yoktur, cadde üzerinde olmakla dar mahaldedir, ama taşra sofaları vardır. Uzun minaresi camiin solunda yapılmıştır. Minare kapısının solunda iki adam boyu yukarıda bir beyaz ham mermer üzere tarihi budur:
"Betıâ hâze'l-câmia'ş-şerif, sultânu'l-Arab ve'l-Acem Keykubâd bin Keyhusrev bin Kılıçarslan. Sene sitte ve sittîn ve seb'a mie" [766] yazılmıştır.
Bu camiin tamiri tarihi kıble kapısı üzere tezhipli ve celî hat ile böyle yazılmıştır. Manzum tarih:
İnayet erdi çün min indi Bârî
Edüp tamirini bir pîr-i fânî
Ana Derviş Ağa hem-nâm olupdur
Bilâd içinde Birgi hem mekânı
Duası düşdü Şeyhin ana tarih
Ana tamir eden emr-i İlâhî. Sene 1088
Bu şehirde bundan ulu eski cami yoktur. Boyu ve eni 160 ayaktır. Bir yan kapısı ve bir kıble kapısı var
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗