Vadi Halfa (Wadi Halfa)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Vadi Halfa (Wadi Halfa)
Bu mahalde çadırlarımızı 800 adamla kurup ip ipe çatıp konduk ve dört tarafımıza biner adım uzak atlı karakollar koyup o gece bu vadide konuk olduk Bir otlu ve mahsullü ova olduğundan Vadi Halfa derler. Bu diyarda halfa, otluğa derler. Hakir Nil kenarında bir ağaç gölgesinde çadırımızda zevk ü safa eyledik Burada da Nil'in iki yanında yalçın kayalar olmakla gayet dar boğazdır. Şellalat gemileri de bundan yukarıya gidemezler. Başka çeşit tennare gemileri vardır, onlar gider.
Bu Vadi Halfa'dan kalkıp Nil kenarınca kah doğuya ve kah güneye tepe, dağ, bağ, hıyaban, orman ve tehlikeli ve korkulu ağaçlıklar içinde bebr ve peleng vahşi yırtıcı canavarlar korkusunu çekerek insanoğlundan bir eser yok yerleri tam 6 günde alıp ılgar ile 18 saat o ağaçlar içinde geçerdik Ama 6 günde asla güneş yüzü görmedik, zira ok vursan geçmez çok sık meyveli ormanlardır. Genellikle santa, sindiyan, etle ve zakkum ağaçları vardır. Rum ağaçlarından iz yoktur.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗