Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiVirahor (Agrinion)
BALKANLAR & KAFKASYA

Virahor (Agrinion)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Virahor (Agrinion)

İsimlenme sebebi, [342a] (---) Rum dilinde (---) (---) demektir. Bu da Karlıeli Sancağı toprağında ve Lahor kazası nahiyesidir. Ve öksüz (?) kimsenin serbest zeametidir.

Tamamı 300 adet kiremitli, geniş, bağlı bahçeli, kargir yapı saraylardır ki asla sıradan, engin fukara evleri yoktur, tamamı paşa ve paşazade, bey ve beyzade hanedanlarıdır. Bir bayır dibine kurulup 4 tarafı tamamen İrem Bağı gibi bahçelerdir.

Ve 3 adet kiremitli ve kargir minareli camileri var.
Ve 11 adet mahalle mescitleri var.
Ve 2 adet medresesi var.
Ve 3 adet sıbyan mektebi var.
Ve 2 adet derviş tekkesi var.
Ve 1 adet geniş, hoş havalı hamamı var.

Ve 40 adet dükkanları var, ama kargir yapı bedesteni yoktur. Ancak tüm kıymetli kumaşlar, değerli eşyalar bol bol ve kolaylıkla bulunur. Çarşı pazarı geniş mesirelik bir meydanda kurulmuştur. Onda olan yüksek çınarlar Rum, Arap ve Acem'de yoktur. Garip ve acayip mesiregahtır ki tüm bu yüksek ağaçların gölgelerinden zemine asla güneş tesir etmez. O meydanda bir abıhayat kuyusu var, Temmuz ayında suyu buz parçasıdır.

Bir göz taş köprü başında bir geniş kahvehanesi var ki sanki Çin nigarhanesi nakşı olup tüm seyyahların maarif sahipleri orada toplanır irfan toplantı yeridir. Ve kahvehane önündeki meydanda yüksek çınarların altlarındaki sofaların kenarları parmaklıklı mastabalar olup bütün gelen geçen yolcular oraya gelip minnetsiz hane gibi konup dinlenip zevk ü safa edip eğlenip içki ve kahve içerler. Her ağaç üzerinde nice yüz bin güzel sesli kuşların yuvaları olup her bir hazin sesli kuş nağmeye başladıklarında dinleyen dostların canlarına can katılır.

Kısacası böyle yüksek çınarların benzeri meğer Akdeniz adalarından İstanköy Adası'nın kale kapısı önündeki 77 direkli büyük çınar ola.

Bu kasaba gerçi küçüktür ama gayet mamur, süslü, şirin ve devlet erbabı yurdudur. Özellikle ileri gelenlerden Burnazoğulları Abdi Paşa beylerbeyidir. Ve 7 adet kardeşi de beylerbeyilerdir.

Alaybeyileri ve nice yüz samur kürklü ayanı kibarları var. Bu sarayların her biri avlularında yüzer atlı adamlar atlar koşturup tablhaneler ile ciritler oynarlar. Ta bu mertebe geniş saraylardır.

Bütün ayanları birbirleriyle akrabalardır ki içlerinde yabancıları var ise yine kendi yetiştirmeleridir. Her bir ayanları ikişer üçer yüz adet bahadır yiğitler ile inip binerler. Bunlara da padişah fermanı gösterip Manya muhafazasına gitmeye "Emir sizindir" deyip hazır olup hakire nice ihsanlar ettiler.

Ama bunlar da tamamen Urumca konuşurlar. Taze yiğitleri tamamen Cezayirli esvabı giyip başlarına fes ve arkalarında birer Cezayir ihramıyla gezinirler, ama ayanı kibarları mutalla sarık, samur lipaçe ve başka çeşit değerli elbiseler giyip gezerler.

Suları tamamen su kuyuları sularıdır ama abıhayatlardır. Karları ve mahsulleri kenevir, pirinç, limon, turunç ve zeytindir, zira havası gayet ılımandır.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗