Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiVirpa
BULUNAMAYAN YERLER

Virpa

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Virpa

Latin dilinde söğüt ağaçlığı demektir. Bu mahalde bir berrak ve hoş âbıhayat su kenarında konuldu. İleri giden ince karavullarımız Şibenik Kalesi taraflarından 7 adet kâfir dilleri getirip söylettiklerinden sonra otak önünde yedisini de kelle paça edip kıllı kelleleri yuvarlanıp esirleri getiren gazilere ellişer guruş ve birer çelenk bağışlandı.

Daha sonra Virba menzilinden kalkıp 3.000 adet çerâhor dağcı reayaları konakçı ile önceden ileri gidip top yollarında meşelik, dar ve zor yerleri ve gayetle geçilmesi zor olan engebeli yerleri aştılar, ağaçlık, çalılık ve taşlık olan korkulu yollara Ebû Müslim baltası vurdular, bütün çer-çöp çalı ne varsa yaktılar. Mengerus fili cüssesi kadar kayalara keskin sirkeler döküp nice taşlar parça parça olup toz oldu. Ve o mahalle cihangir Paşa derya gibi asker ile o dar yere gelince hemen nakışlı sofra kurdurup kahvaltı ederken bütün Müslüman gazilere "Koma kurtlarım" ve "Koma şahbazlarım" deyip anılan anayola bütün halkı üşürüp göz açıp kapayıncaya kadar o uzun ağaçlara, bütün çalılara, otlara ve çer çöplere Hacı Bektaş Velî anahtarı dedikleri yeniçeri baltası vurup bir anda bir geniş ve düzgün anayol ettirdi ki sanki Kâşân ve Kâşiyân yoludur. Daha sonra tüm toplar, bütün mühimmat ve ağırlıklar ve tüm İslâm askeri kolaylıkla geçtiler.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗