Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiYeni Anavarin (Navarin) Kalesi
BALKANLAR & KAFKASYA

Yeni Anavarin (Navarin) Kalesi

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Yeni Anavarin (Navarin) Kalesi

977 [1569/70] tarihinde Sultan III Murad Han zamanında Kılıç Ali Paşa yapmış. Güzel bir kaledir ki Mora Eyaleti'nde voyvodalıktır ve Moton kazası nahiyesidir. Müftüsü, nakibi, kethüdayeri, yeniçeri serdarı, kale dizdarı, (---) adet hisar eri, muhtesibi, bacdarı, harac emini, mimarbaşısı, şehir kethüdası ve 12 adet kale ağaları vardır.

Anavarin Yeni Kalesi'nin yapılma sebebi: Bu Avarin Limanı büyük bir liman olup iki yerden girilir ağzı olmakla yukarıdaki eski Avarin'in topları bu limanı korutamayıp top gülleleri aşırı gittiği için aşağıda deniz seviyesinde bu kaleyi liman ağzında yaptılar. Gerçekten de isabet ettiler. Hala liman ağzında bir şeddadi gibi İslam yapısı sağlam ve dayanıklı ünlü hisar olup limanı güvenli eden güzel bir kaledir. Doğu ve batı tarafı denizdir. Liman ağzında bir alçak kayalı burun üzerinde badem şeklinde akçe tahtası gibi uzun bir taşra kaledir ki çepçevre büyüklüğü kale duvarı [267b] üzere 3.800 adımdır. Kara tarafı kayalar üzere olmakla asla hendeği yoktur.

Ve 2 adet kapısı vardır. Bir kapısı deniz kıyısında liman kapısıdır ki kuzeye açıktır. Ve biri kara tarafında kıbleye açık büyük varoş kapısıdır.

Bu kapının içerisine girerken sol tarafında iç kale hemen Uyvar Kalesi gibi 6 köşeli mühr-i Süleyman gibi kaledir. Ve her köşesinde birer tabya olup 6 adet tabyalardır. Bu sanatlı güzel kale tamamen tuğla ve taşla yapılmış sağlam surdur ki her taşı yontma taş olup her tabyası üzerinde birer adet kurşun örtülü kargir kubbe karakolhaneleri var, kaleye gayet güzellik vermiş süslü kubbelerdir.

Her tabyada ikişer kat balyemez topları var. Hepsi limana dönük uzun toplardır. Bedenler üzerinde ve mazgal deliklerinde nice yüz adet demirden saçma ve şahi topları var.

Bu iç kalenin yalnızca büyüklüğü tam bin adımdır ama germe adımdır. Ve içinde 33 adet bahçesiz kiremit örtülü mamur evleri vardır. Ve kuzeye bakan bir kapısı var. Kapı arasının üzeri yüksek ve büyük kubbedir. Kale ağalarının ve neferlerinin divanhaneleridir ki gece gündüz bütün nöbetçi ve gözcüler bunda pür-silah hazır olup nöbet beklerler.

Bu iç kalenin duvarı 30'ar ayak rıhtım kalın ve enli duvar olup boyu tam 20 arşın yüksektir.

Aşağı Dış Kale'nin anlatılması: Bunun büyüklüğü 3.800 adım kargir yapı olup hisar içinde 600 adet kargir odalar olup baştan başa kiremit ile örtülü mamur evler vardır.

Selim Han oğlu Sultan III. Murad Han Camii: Bu kale içinde olup kurşunlu, kargir kubbeli ve bir nazik minareli sanatlı güzel camidir. Ancak çarşı içinde olmayıp şehrin ortasında, yüksek bir yerde, avlusunda havuz ve sebili bulunan camiin kıble kapısı üzere tarihi budur:

Bi-hamdillah yapıldı işbu cami,
Komadı şöyle hali Hak Ta 'ala,
Ziyaret eyleyenler bu makamun,
Dediler tarihin hoşça a 'la. Sene 1016.

Çarşı içindeki Ferhad Ağa Camii: Kiremitli, nazik ve düzgün minareli camidir ki 10 ayak taş merdiven ile çıkılır fevkani mabet olup altı baştan başa kemerli kargir yapı dükkanlardır. Bunun da kıble kapısı üzere tarihi budur:

Eyledi bünyad Ferhad Ağa-yı ehl-i dzn,
Hasbeten lillah ibadet etmeğiçin kavm-i dzn,
Eşref-i abde mesacid ola bu hısn içre hem,
Oldu tarihi be-tertlb mescidün lil-müslimin. Sene (---)

Bu camilerden başka mescitler de vardır. Ve ancak 1 medresesi ve 1 adet sıbyan mektebi var, Sultan III. Murad hayratıdır.

Ve 1 adet tekke ve 1 adet handır. Ve 1 adet hamamı var, Cağala Paşa'nındır. Ve toplam 85 adet dükkandır.

Genellikle sokakları içre abıhayat sular akar, taşradan gelir. Her sokak başında çeşmeler ve çeşit çeşit asma ağaçlarıyla süslü şehirdir ki güzellik çarşısına asla güneş tesir etmeyip tüm şehir ayanı dükkanlarda ve kahvehanelerde oturup tavla, satranç, dama ve mankala oynayıp eğlenirler, zira gayet ıssız yerdir.

Gazilerin elbiselerinin şekli: Bütün yaşlı, genç, büyük küçük herkes Cezayir esvabı giyip levendane gezer. İhtiyarları fes üzere sarık ve çeşit çeşit çukadan peşliler giyip bellerinde 3 adet bıçak bir yerde ve ayaklarında kara tomaklar giyerler. Taze yiğitleri beyaz baldırlı, Frenk pabuçlu, başlarında kırmızı fesli, göğüsleri çıplak, pazıları açık orta kuşaklı gezerler. Ama kadınlarını görmedim, ne tür elbise giyerler bilmem. Zira burada kadınlar ölünce kapıdan çıkar. Gayet ehl-i ırz, namus düşkünü ve hamiyet sahibi Tanrı eri yiğitleri vardır.

Bütün Tunuslu, Trabluslu ve Cezayirli her sene gemileriyle bunda gelip demir atıp çeşit çeşit mallar ve Kara Arap köleler getirirler. Zira Mağrip ülkesinden kopan gemiler at başını bu meydanda çekip demir bırakırlar. Bu Avarin Kalesi Mağrip'e göğüs gerip durur. Cezayir'den çıkan gemiler güney lodos rüzgarıyla yıldız üzere tam bin milde bu Anavarin'e gelirler. Daima işleri Cezayirli iledir.

Suyu ve havası hoş olduğundan halkı sağlıklıdır. Suyu hayrattır ki Bağdad Fatihi Sultan IV. Murad Han'ın kaptan ve berberi Çelebi Hasan Paşa yüz bin guruş Allah için harcayıp bir konak yerden kayaları ve Bisütun dağlarını Ferhad gibi kestirip bu şehir halkına su ziyafeti eylemiştir. Gerçekten de büyük hayrattır. Bu abıhayat gelen yerler ve kale enseleri tamamen bağ bahçelerdir ki [268a] limonu, narenci, turuncu, narı, inciri, zeytini, diğer meyveleri ve servi ağaçları çoktur.

Allah'ın hikmeti Osmanlı ülkesinde bundan başka yerde kahve ağacı yoktur. Kale kapısının önünde yol aşırı Cerrah Ali Çelebi dükkanının ardındaki bahçesinde bir kahve ağacı var. Her sene hesapsız mahsul verir. Eğer ağacının şekli sorulursa, Rum diyarlarında yetişen bir nar ağacı gibi alçak ve küçük ağacı olur, sanki Yemen diyarındaki gibi ağaçtır. Ama nazar değmesin için kimseye göstermez ve kış günlerinde etrafını keçeler ile örtüp keçe içinde bir tağar ateş yakar, bir seyirlik ağaçtır.

İşlerinin beğenilenlerinden: Pamuktan çok ince, şeffaf Sakız dimisi işlenir. Sakız dimisinden temizdir ki sanki Ahmedabad bezidir. Her diyara hediye götürürler. Ve tüfenklere tabancalı çakmak işlerler ki Cezayir' de ve Hersek'te Taşlıca şehrinde öyle tabanca işlenmez, meşhurdur.

Taşra varoşun şekli: Kalenin harici kıblesinde bir düz geniş alanda baştan başa İrem bağlı, kargir yapılı tek katlı, iki katlı ve kiremit örtülü 200 adet hanedir, ama genellikle Rum keferesi haneleri olup Ermeni ve Yahudi yoktur. Ve 1 mahalle mescidi, 1 misafir hanı ve 15 adet dükkanı var, hamamı ve başka hayratları yoktur. Ancak 1 adet mesiregah fukara meskeni hankah [tekke] vardır.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗