Yeni Kaplıca
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Yeni Kaplıca
Bir kapalı yerde meydana gelmiştir. Bu da Eski Kaplıca gibi bütün binaları kurşun örtülü büyük bir yapıdır. Daha önce küçük bir yapı imiş. Süleyman Han gelip nice kere girip nikris hastalığından şifa bulunca sadrazamı olan Sarı Rüstem Paşa'ya;
"Şurada büyük bir bina ile bir hamam inşa eyle" diye ferman edince (---) tarihinde bu Yeni Kaplıca'yı Rüstem Paşa yaptırmıştır. Semerkand, Belh, Buhara, Luristan ve Moltan seyyahları, böyle san'atlı, sağlam ve büyük hamam görmedik, derler. Camekani geniş bir alan üzerinde büyük kubbelerdir ki sanki gök kubbedir. Camekanı bin adam alır büyük bir mekandır. Beyt:
Gurur etme libas-ı fahr ile ömr-i cihandır bu
Kaba-yı cismini kor bunda herkes came-kandır bu
diye duvar yüzünde iri ta'lik yazısıyla yazılmıştır.
Gerçekten mahallinde kayd olunmuştur. Bu camekanın ortasında ham mermerden bir havuzu ve havuz içinde bir şadırvanı fıskiye gibi akmada berrak bir tatlı sudur. Yüzden fazla nalın giyer natırları vardır. Ve nice mahbub yatır-karları, pak dellakları, pervasız ve yüreği yaralı aşıkları vardır.
Ve içeri büyük havuz üzerinde büyük bir kubbesi var ki bazı hendese ilmi sahipleri yüz arşın yuvarlak yapı nurlu bir kubbedir, der. Tamamı altı yüz adet billur, necef ve moran camı ile süslenmiş gök bir kubbenin üzeri baştan başa lacivert renkli kurşun ile kaplıdır.
Havuzu, fırdolayı ona on büyük ada şeklinde geniş bir havuzdur ki sanki bir göldür. Dört tarafından altışar basamak mermer merdivenler ile inilir. Bu havuzun dört tarafında ham mermerden ejder ve arslan kelleleri heykelciklerinin ağızlarından sıcak su havuz içine akmadadır. Ve "sovukluk" dedikleri mahalde bir şadırvanı var ki fışkıran suları kubbeye çıkar.
Bu havuzun dört tarafında sekiz adet kubbeler üzerinde büyük kubbe oturtulmuştur. Her kemer altında birer Hanefi kurnaları vardır Onlarda yıkanan insanlar havuz içinde yüzmekte olan insanları seyrederler, bir seyirlik yerdir.
Bu aydınlık hamamın bütün döşemesi renk renk mermerlerdir ki sanki kuyumcu elinden çıkmış minadır. [228a] İki halveti var, sağ tarafındaki halvette bir küçük havuz var, suyu gayet sıcaktır. Ancak yakınında soğuk su vardır. Sıcak su ile soğuk suyu birbirleriyle karıştırırlar, ikisinin karışımından ılık su meydana gelir. Gerçi bu sıcak suyun yararları meşhur değildir ama rahatlatıcı, gönül açan ve aydınlık yapı ibret verici bir hamamdır.
Bu ılıcalarda herkes dilberleriyle sine sineye kucak kucağa olup bir bucağa gitmek taze çağlıktır ve ayıp yağılık değildir. Aşık ve maşuka sürur, sevinç ve şenlik sağlıktır. Özellikle sonbaharda bütün aşıklar saf saf ve sıra sıra olup karanlık gecelerde bu kaplıcaları türlü türlü kandiller ve fanuslar ile aydınlatıp herkes yaranlarıyla havuz içine girip kimi tavus kanadı ve kimi güvercin taklası atıp kimi dalgıç gibi dalıp bir dilberin huzuruna çıkıp selam verir.
Kimi bir biri üzerine çıkıp el ele olup aşağı güçlü kuvvetli adamlar dalıp üstünde çelebiler türlü türlü oyunlar ettikten sonra tatlı suya takla atarlar.
Kimisi peştemalını balon gibi kubbeler edip yüzgeçlik eder. Kimi elleriyle şadırvanlar eder, kimi ağzından ve dişlerinden fıskiyeler ederler. Bazısı bir saat su üzerinde asla elleri ve ayakları hareket etmeden yatarlar.
Bazı zaman bütün sadık aşıklar yek dil, yek cihet olup el ele verip gemicilerin "He ya mola" sesleri gibi bir hay-huy ile el ele dolaştıkça büyük havuzun içinde olan temiz su Umman denizi girdabı gibi dönüp dolaşıp deniz selleri gibi aktıkça önüne hiç kimsenin durmaya güçleri yetmeyip bütün aşıklar kendi halleriyle durup su ile dönüp dolaşırlar ki göz ermez büyük bir gösteridir. Daha nice bunun benzeri oyunculuklar vardır.
Bursalıya mahsus tuhaf hünerler vardır. Ama bu kaplıcalara çok giren Bursa gençlerine şaka yollu "Çekme su kaçırırsın" diye latife ederler. Fakat Bursalılar hoşlanmadıklarının bir aslı vardır ki "Manası şairin içindedir" olmak var. ( ---) ( ---) ( ---)
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗