Yoroz (Yoros) Kalesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Yoroz (Yoros) Kalesi
Alina Kral yapısıdır. Yoroz adlı bir rahibin manastırı var idi. Bundan dolayı Yoroz Kalesi derler. Bir şeddadi, eski ve siyah renkli tarihi bir kaledir. Ancak içinde hala 200 kadar Müslüman evleri ve ufak bir Yıldırım Han Camii vardır, zira Yıldırım Han bir kerre Boğdan, Eflak ayaklanınca buradan karşıya geçinde İslam geçiş yeri olsun diye bu sağlam kaleyi fethedip kalmıştı. Sonra Fatih tamir edip içine asker koydu. Gerçi hala dizdarı ve askerleri yoktur, ancak gökyüzüne baş kaldırmış yüksek bir dağın üzerinde dörtgen şekilli bir kaledir. Fırdolayı 2.000 adımdır. Dört tarafı kestane ormanıdır. Halkı tamamen odun taşıyıcıdır. İri sığırları, lezzetli saf sütleri ve yoğurtları olur. Kalenin doğu tarafında bir koruluk orman içinde Şehitler ve Kırklar ziyaret yeri vardır. Bu kale halkı Karadeniz'de Kazak şaykaları belirse ateş yakıp çevre köylere haber ederler, o işe me'murlardır. Ancak geceleyin asla ateş yakmazlar, zira Karadeniz'de yüzen gemiler karanlık gecede boğaz ağzı sanıp karaya düşerler. Bundan dolayı geceleyin ateş yakmazlar.
Fener'in anlatılması: Ancak her gece ateşi karşı Rumeli Boğazı tarafında göklere doğru uzanmış yüksek bir kulenin tepesinde büyük bir fener içinde yunus balığı yakarlar. Bütün Karadeniz gemileri ona bakarak karanlık gecede boğazdan içeri esenlikle girip kurban keserler. Bu Yoroz Kalesi'nden aşağı Kavak Kasabası 5.000 adımdır. Buradan güney tarafına deniz kıyısı ile Servi Burnu'na kadar 8.000 adımdır. Bu burunda Süleyman Han'ın bir seddi vardır, serviler ile süslenmiş, her tarafı gören bir yeşillik alandır. Buradan bütün gezintiye çıkanlar Yuşa Dağı'nda Hz. Yuşa Peygamber'i ziyarete çıkarlar. İki saatte ancak çıkılır yüksek bir dağın tepesinde Yuşa Peygamber kabri, tekke ve dervişleri vardır. O yüksek dağın en tepesinde bir su kuyusu var, üç kulaç derinlikten tatlı bir su çıkar.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗