Zenan (Avrad) (Arvad)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Zenan (Avrad) (Arvad)
Bu adaya Avrat Adası demenin sebebi odur ki, İskender-i Zülkarneyn, Irak memleketlerine sefer edip Nusaybin yakınında Karadere adlı yerde Dârâ Şah'ı yenip bütün çoluk çocuğu sağ salim İskenderiye'de oturur iken Dârâ Şah'ın bütün kadınları ve oğulları, Mısır havasına alışamayıp hep cüzam hastalığına yakalandılar. Sonunda İskender hekimleri bunlara nafaka tedarik görüp bu Avrat Adası'na sürdüler, hepsi burada şifa bulup hastalıktan kurtuldular.
6 mil kuşatır bir adadır, havası hoştur. 1068 [1658] tarihinde Sultan IV. Mehmed Han ki, Kandiye fatihidir, onların asrında Akdeniz içinde bütün kâfirler isyan ederek her an bu Avrat Adası'nda 5-10 kâfir barçaları limanında demir atıp korkusuzca yatarlar ve Akka, Sayda, Beyrut ve Şam-ı Trablus'tan gelen gemilerin önüne çıkıp alırdı. Her sene nice bin tüccarın canı ve başı helâk olup esir olup çirkin kâfirler ganimete malik olurdu. Sonunda Köprülü Mehmed Paşa Trablus hâkimi iken bu durumu öğrenip sadrazam olunca Trablus paşasına hatt-ı şerif gönderip,
"Hesabına mahsup olur, Avrat Adası'nda bir kale bina edesin" diye bütün mühimmatı ile usta mimarlar gönderilip bir kale yapılmış ki sanki Kahkaha Burcu'dur.
Zenan Kalesi: Köprülü Mehmed Paşa eliyle Sultan IV. Mehmed Han yapısıdır. 7 mil bir adanın doğusu tarafında limana nazır bir küçük kaledir. Büyüklüğü bin adımdır. Tartus Kalesi kulunun yarısı ona tayin edilmiştir, toplam 300 kuldur. Dizdarı vardır. Doğuya bakar bir kapısı var. Toplam 70 evdir. Bütün neferleri gece gündüz burçlarda sakinlerdir.
Dört köşe İskender Şeddi gibi sağlam ve dayanıklı yeni kaledir. 40 balyemez av almış top (—) (—) mühimmatları hazırdır. Ama başka han, imaret ve çarşı pazarı yoktur. Ancak dizdar hanesinde (—) (—) (—)
Tartus tarafından kayıklarla suları gelir, alışverişleri de Tartus'tandır. Allah'ın hikmeti bir kere kâfirler gemilerle gelip demir atıp yattılar. Hemen anında tüm toplara ateş edip üçü battı. Üç gemileri batıp muhalif rüzgârda demirlerini koparıp uğursuz yıldızları zorlu yıldız rüzgârına dayanamayıp üçü de karaya düşüp parça parça oldu. Ancak biri kurtuldu, kale ve vilâyet halkı da haddi payanı olmayan ganimete kondular.
Trablus paşası zapt edip kale neferlerine hesapsız ihsanlar verilip denize gömülen 3 pare paturuna sığ yerde batmakla bütün cebehanesini, toplarını, esirlerini ve gemilerinin de leşlerini dolap gemileri ile çıkarıp mîrîye alındı.
Sonra Köprülü Mehmed Paşa'ya arz edilince Köprülü hamd edip,
"Düşüncemde hata etmedim, yaptığımız kalenin faydasını gördük" deyip Trablus paşasına mukarrer ve Avrat Adası dizdarı ve neferlerine terakkiler verdi. Bütün neferler rağbet bulup hamd olsun kâfirler o bozgundan beri oralarda görünmeyip ümmet-i Muhammed kurtuldu. Allah koruya, çok gerekli bir kaledir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗