Yer hakkında
Karkamış hakkında
Karkamış (Hititçe: Kargamiş, Mısırca: Karkameşa, Grekçe: Εὔρωπος, Latince: Europus), geçmişi Erken Bakır Çağına dek uzanan ve günümüzde Türkiye ile Suriye topraklarında yer alan antik kent.
Hitit ve Asur İmparatorluğu dönemlerinde önemli bir şehir olan Karkamış, Roma döneminden sonra önemini kaybetmeye başlamıştır.
En eski yazılı bilgilerine ancak Aplahanda'nın krallığı döneminde rastlanılan Karkamış'ın bu dönemlerde vasal bir krallık olduğu ve halkının ticaret yaptığı saptanmıştır. Aplahanda'nın oğlu Yahdul-Lim'in ölümünün ardından gelen üç yüzyıllık dönem hakkında bir bilginin bulunmadığı antik kent sırasıyla Mitanni, Mısır, Hitit, Asur, Yeni Babil, Ahameniş, Makedon, Seleukos ve Roma hâkimiyeti altına girmiştir. En parlak dönemini Geç Hitit döneminde yaşayan Karkamış Orta Çağ'dan sonra tamamen terk edilmiştir.
Rakımı 370 metre olan ören yerinin Türkiye topraklarında kalan kısmının tescil tarihi 28 Ağustos 1986'dır. 1699 yılında keşfedilen antik kent 1910'larda Britanya Müzesi tarafından birçok kez kazılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanının ardından askerî yasak bölge hâline getirilen Karkamış'ın tekrar kazılması ancak 2011 yılında mümkün olmuştur. Son kazı çalışması ise 2012 yılında yapılmıştır. Suriye tarafında yer alan dışkentte ise 2006 ve 2010 yıllarında bir dizi kazı gerçekleştirilmiştir. Suriye İç Savaşı nedeniyle günümüzde Suriye kısmında arkeolojik çalışma yapılmamaktadır.
Babilliler ile Mısırlılar arasında geçen Karkamış Muharebesi'nin yaşandığı bölgeden Kitâb-ı Mukaddes'te de bahsedilmektedir.
Eski Dünya'nın en verimli tarım arazilerinden biri olan Mezopotamya'nın kuzey batısında yer alan Karkamış, Fırat'ın hemen batı kıyısında kurulmuştur. Mısır ile Anadolu arasındaki geçiş yolu üzerinde kurulu olan kent, aynı zamanda antik ticaret yollarına da yakındır. Bereketli Hilal içerisinde yer alan Karkamış, Anadolu platosunun sona erip Suriye düzlüklerinin başladığı doğu-batı hattı üzerinde uzanan coğrafi bir sınırdır.
Günümüzde Türkiye ile hukuki olarak Suriye, fiili olarak ise Özgür Suriye Ordusu tarafından paylaşılmakta olan antik kent Türkiye'nin Gaziantep il merkezine 60 kilometre uzaklıkta, Karkamış ilçesinin hemen doğusunda yer almaktadır. Suriye'nin Halep il merkezine ise 100 kilometre uzaklıktadır. 90 hektarlık bir yayılma alanı olan kentin 55 hektarlık bölümünü oluşturan kale, iç kent ve dış kentin bir bölümü Türkiye sınırlarında bulunmaktadır. Suriye sınırlarında kalan 35 hektarlık alan ise dış kentin bir kısmından oluşmaktadır.
Hitit kültürünün etkisi altında kaldığı süre boyunca Karkamış'ta ana ilah Hurri kökenli bir tanrıça olan Kubaba olmuştur. "Karkamış Kraliçesi" olarak bilinen Kubaba'nın kültü diğer şehirlere de yayılmış ve Kubaba farklı kültürler tarafından da sahiplenilmiştir. Özellikle Frigler tarafından sahiplenildikten sonra adı Kibele olarak değişmiş ve çok daha geniş bir alanda yayılım göstermiştir.
Karkamış, MÖ 9. yüzyılda eski gücünü kaybetmiş, Asur kralları II. Aşurnasirpal ve III. Şalmanezer tarafından haraca bağlanmıştır. MÖ 717'de ise son kralları Pisiri dönemi sürerken II. Sargon tarafından fethedilmiş, yakılıp yıkılmış ve halkı köle yapılarak Asur şehirlerine nakledilmiştir. Böylece bağımsızlığını kaybederek bir Asur kenti hâline gelmiştir.
MÖ 604'te Yeni Babil İmparatoru II. Nebukadnezar ile Firavun II. Neko'nun orduları Karkamış'ta karşı karşıya gelmiştir. II. Neko, Yeni Babil İmparatorluğu'nun ticaret yolları üzerindeki egemenliğini kırmak ve bu yolları ele geçirmek için Babil üzerine yürümüşse de II. Nebukadnezar tarafından hezimete uğratılmış ve bölgeden atılmıştır. Bu savaş Karkamış Savaşı olarak adlandırılmaktadır.
Yeni Babil İmparatorluğu'ndan sonra Ahameniş İmparatorluğu hâkimiyeti altına giren kent, İssos Savaşı sonucu İskender tarafından fethedilmiştir. Makedonya parçalandıktan sonra Seleukos İmparatorluğu'nun sınırlarında kalan Karkamış daha sonraları ise Roma'nın Suriye eyaletine bağlı bir kent hâlini almıştır. Karkamış, Helenistik ve Roma dönemlerinde de jeostratejik önemini korumuştur. İç kentte yer alan Roma usulü Sütunlu Cadde, Karkamış'ın bölgedeki önemli Roma kentlerinden biri olduğunu göstermektedir. Roma döneminden sonra nüfusu azalan ve hızla önemini yitiren Karkamış'ın Orta Çağ boyunca yalnızca iç kentinde yerleşim olduğu tespit edilmiştir. Orta Çağ'dan sonra ise tamamen terk edilmiştir.
1699 yılında keşfedilmesiyle tekrar gün ışığına çıkan kent, İngilizler ve Fransızlar tarafından kazılmıştır. 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin ilan edilmesinin ardından büyük kısmı Türkiye topraklarında kalan Karkamış askerî yasak bölge ilan edilmiş ve Suriye ile olan sınır kısmı 1956 yılında mayınlanmıştır. 2009 yılına dek yasak bölge olarak kalmaya devam eden ve hiçbir kazı çalışmasının gerçekleşmediği kentteki mayınlar 2011 yılında temizlenmiştir.
Karkamış'ın Suriye topraklarında yer alan kısmı ise Küresel Miraslar Fonu tarafından kültürel miras olarak belirlenmiş fakat bölgedeki kentleşme ve tarım alanlarının antik kente doğru genişlemesi nedeniyle "risk altında" olarak sınıflandırılmıştır.
Antik kentin kalıntıları ilk kez 1699 yılında bir İngiliz şirketinin Halep temsilcisi olan Henry Maundrell tarafından fark edilmiştir. 1876 yılında Britanya Müzesi tarafından görevlendirilen Asurolog George Smith kalıntıların Kitâb-ı Mukaddes'te bahsedilen Karkamış'a ait olduğunu saptamıştır.
İlk kazı çalışmaları 1878-1881 yılları arasında Britanya İmparatorluğu Halep Konsolosu Patrick Henderson tarafından British Museum adına yapılmıştır. Henderson kazı çalışmaları sırasında kentin ilk yerleşim planını hazırlamıştır. Ayrıca kazı sırasında çıkarılan tarihî eserler British Museum'a gönderilmiştir.
İlk kazı sırasında çıkarılan arkeolojik bulgular çalışmaların devamının gelmesini sağlamış, David George Hogarth ve Reginald Campbell Thompson kentteki ikinci kazı çalışmasını 1908 yılında başlatmıştır. 1911 yılında ise Hogarth çalışmaları tekrar başlatmış, 1914'e dek süren araştırmaya daha sonra Thomas Edward Lawrence da dâhil olmuştur. Daha sonra ise British Museum bölgeyi araştırma adına geniş bir proje hazırlamış ve kazılar Lawrence ile Leonard Woolley'e devredilmiştir. Bu yapılan kazıların sonuçları British Museum'un yayımladığı "Carchemish" adlı üç ciltlik eserle arkeoloji dünyasına duyurulmuştur.
1920 yılında Millî Mücadele sürmekte iken bir Fransız karakolu hâline getirilen kente tekrar kazı yapmaya gelen Woolley, Karkamış ve yakınlarında çatışma yapılmasını yasaklamıştır. Savaş sonrasında iç kentin tamamı ve dış kentin bir kısmı Türkiye topraklarında kalan Karkamış askerî yasak bölge ilan edildiği ve mayınlandığı için Türkiye'deki kısmında bir daha kazı yapılamamıştır. 2011 yılının eylül ayında ise mayınların temizlenmesi ile birlikte kentte tekrar arkeolojik kazılar başlamıştır. İstanbul Üniversitesi, Bologna Üniversitesi ve Gaziantep Üniversitesi'nin projesi olan Türk-İtalyan ortak kazıları Nicolò Marchetti başkanlığında hâlen yürütülmektedir.
Ağustos ve Kasım 2012 arasında devam eden kazıların ikinci periyodu sırasında MÖ 900 yılına tarihlenen Katuva Sarayı başta olmak üzere yeni sanat eserleri ve arkeolojik bulgular tespit edilmiştir.
Suriye tarafındaki dış kentte yapılan arkeolojik araştırmalarsa 2006 yılında Karkamış arazisi projesi adıyla yürütülmüştür. DGAM, British Academy ve Britanya Araştırma Konseyi'nin finansmanıyla yapılan kazıların başkanlığını Durham Üniversitesi'nden Tony J. Wilkinson ve Edinburgh Üniversitesi'nden Edgar Peltenburg üstlenmiştir. 2010 yılında yine bu proje kapsamında bu sefer CBRL, Küresel Miraslar Fonu ve İngiliz Araştırma Konseyi'nin fonlarıyla bir dizi kazı çalışması yapılmıştır.
Antik kentin 2014 yılında Irak ve Şam İslam Devleti'nin kontrolüne geçen Suriye tarafındaki kısmı günümüzde mayınla kaplı, Türkiye tarafındaki kısım ise güvenlik sorunları nedeniyle beton duvarlarla örülü ve arkeologlar haricindeki ziyaretçilere kapalıdır.
1920 yılına dek yapılan kazılarda çıkarılan eserlerin büyük çoğunluğu British Museum ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde yer almaktadır. Daha az sayıda parça ise Louvre Müzesi ve Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir. Louvre Müzesi'nde yer alan eserlerin 1919 yılında bölgeyi işgal eden Fransızların gizlice yaptıkları kazılarda ortaya çıkardıkları ve Paris'e gönderdikleri tahmin edilmektedir. 2011 ve 2012 yılındaki kazılarda ortaya çıkarılan eserlerin tamamı ise Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne nakledilmiştir. 2017 yılındaki kazılar sırasında üzerinde dünyanın ilk gülücüğü olarak nitelenen bir desene sahip olan testi bulunmuştur.
Karkamış kralları listesi
Türkiye'deki antik kentler listesi
Karkamış hakkında doğrulanabilir bilgiler
Karkamış, Gaziantep konumunda bulunan ve açık veri kayıtlarında “Ören Yeri” kategorisinde sınıflandırılan bir keşif noktasıdır. Bu sayfa, ziyaret öncesinde konumu doğrulamak ve yakın çevredeki diğer duraklarla birlikte bir rota oluşturmak isteyen gezginler için hazırlanmıştır.
Karkamış nerede?
Konum Gaziantep il sınırları içindedir. Harita noktası 36.8293952, 38.0155611 koordinatlarıyla gösterilir. Yol koşulları ve giriş düzeni zamanla değişebileceğinden hareket etmeden önce güncel harita verisinin kontrol edilmesi önerilir.
Ziyaret öncesi planlama
Ziyaret süresini belirlerken mevsim, hava durumu, ulaşım biçimi ve yakın çevredeki diğer kültür veya doğa durakları dikkate alınmalıdır. Sayfadaki yol tarifi bağlantısı doğrudan kayıtlı koordinatı hedefler. Özel mülkiyet, ibadet düzeni, koruma alanı veya dönemsel giriş kısıtlaması bulunabileceği için sahadaki yönlendirmeler esas alınmalıdır.
Kaynak ve içerik yaklaşımı
Temel konum ve sınıflandırma bilgileri OpenStreetMap açık verisinden alınır. Wikipedia veya Wikidata eşleşmesi bulunduğunda ansiklopedik bilgi kaynak bağlantısıyla birlikte eklenir; uygun lisanslı fotoğraflar Wikimedia Commons üzerinden gösterilir. Doğrulanamayan tarih, ücret ve çalışma saati bilgileri otomatik olarak üretilmez.
Vikipedi’de oku ↗OpenStreetMap kaydını aç ↗
Gidenler ne diyor?
Yorumlar yayınlanmadan önce kontrol edilir.
Bu yeri deneyimlediysen ilk notu sen bırak.