Yer hakkında
İslam bilim ve teknoloji tarihi müzesi hakkında
İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, Gülhane Parkı içindeki Has Ahırlar Binası'nda, 25 Mayıs 2008'de hizmete girmiş bir müzedir. Müzede, TÜBA (Türkiye Bilimler Akademisi) onursal üyelerinden ve Frankfurt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fuat Sezgin tarafından hazırlanan, 9 ila 16'ıncı yüzyıl arasındaki Müslüman bilginler tarafından icat edilmiş çeşitli bilim ve teknoloji aletleri sergilenmektedir. Müze; astronomi, saat ve denizcilik, savaş teknolojisi, tıp, madencilik, fizik, matematik ve geometri, mimari ve şehircilik, kimya ve optik, coğrafya bölümleri olmak üzere 12 bölümden oluşur.
Müzede ayrıca Alman düşünür Johann Wolfgang von Goethe'nin İslam dillerini öğrenmek ile ilgili düşüncelerine de yer verilmiştir. Goethe tanıdığı Arap-İslam kaynaklarına karşı duyduğu hayranlığı şöyle dile getirmiştir: "Bu harikulade akılların meyvelerinden nasibimizi almak istiyorsak, kendimizi doğuya kavuşturalım, onun kendisinin bize gelemeyeceğine göre. Tercümeler bizi sürüklemek, bize kılavuzluk etmek açısından paha biçilemez değerde olabilirler, ama... bu kitaplardaki dil, dil olarak, ilk rolü oynuyor. Bu hazinelerin kaynaklarını aracısız tanımayı kim istemez ki!"
Müzede İslam'da bilimin yüceltilmesi ve teşvik edilmesi üzerine de yabancı düşünürlerin ifadelerine yer verilmiştir. 1965 yılında Franz Rosenthal'in şu ifadelerine yer verilmiştir: "Belki de, kapsamı hızla genişleyen çeviri faaliyetlerini temellendirmek için, Müslümanlara tıp, kimya ve pozitif bilimlerle tanışmayı cazip gösteren ne pratik faydacılık, ne de felsefi-teolojik sorunlarla uğraşmalarına sebep olan teorik faydacılık yeterli olabilirdi, eğer İslam dini ta başlangıcından itibaren bilimin ('ilm) rolünü dinin ve böylece bütün bir insan hayatının asıl itici gücü olarak öne sürmemiş olsaydı... "Bilim" İslam'da böylesine merkezi bir konuma yerleştirmemiş, hatta neredeyse dini bir saygı görmüş olmasaydı, muhtemelen çeviri faaliyeti, olduğundan daha az bilimsel, daha az sürükleyici ve daha çok yaşamak için pek zaruri olanı almaya - gerçekte bilinenden farklı bir şekilde - sınırlanmış olarak kalırdı."
İslam bilimlerinde deneyin yeri ise Eilhard Wiedemann'ın şu ifadeleriyle açıklanmıştır: "Müslüman bilginlerde deneyin ön plana geçmesi, onların çok farklı olan düşünce yönleriyle sıkı sıkıya bağlıdır. Gerçi Arşimed, Kral Hiero'nun tacının değerlendirilmesinde deney yapmıştı; diğer Yunanlar da aynı çabalarda bulunmuş olmalıdırlar. Ama öylesine titizlikle yürütülen bir deney işi, mesela el-Bîrûnî'nin özgül ağırlıkları hesaplamasında yahut İbn el-Heyşem'in çeşitli gölgelerle ilgili yahut Kemaleddin'in ışığın (kristal) küreden geçişi üzerinde, teori ve deneyin örnek teşkil edecek tarzda el ele vererek yürütülen çalışmaları, Yunanlarda gösterilemez. Roger Bacon, doğa bilimsel araştırmaların temelinin deney olduğu yönündeki genel görüşlerini ortaya attığında, Arap öncülerini - onlara ulaşmaksızın - örnek almıştır. O, bu metodu kendisi kurmamış, sadece sistematik olarak sunmuştur. Nasıl Verulamlı Bacon (1561-1626) deney metodunun kurucusu sayılamazsa, o da deneysel metodun yaratıcısı değildir. Her ne kadar İngilizler, yurttaşları olan bu iki şahsa bu özellikleri vermek istemiş olsalar da."
Müzede İslam dünyasında coğrafya çalışmalarına da yer verilmiştir. İslam dünyasındaki coğrafya çalışmaları, Antik Çağdaki çalışmalardan farklı olarak Endülüs, Kuzey Afrika, Güney Avrupa ve Asya ana karasının yanı sıra Hint Okyanusu'nu ve çevre denizlerini de kapsamaktaydı. Bu bilimsel kapsayıcılık, Müslümanların deniz ulaşım araçlarını ve onlarla yakından ilgili olan haritacılık sanatını geliştirerek açık denizlerde dolaşabilecek duruma gelmesinin bir sonucudur. Coğrafi bilginin zenginleşmesiyle beraber, yeryüzü şekillerinin anlaşılması ve açıklanması, bir bölgenin veya bir şehrin konumunun belirlenmesi, ulaşım, bitki örtüsü ve canlıların çeşitliliği gibi konular bilimsel çalışma alanı haline geldi. Konuların jeodeziyle (yer ölçümü) yakından ilişkili olarak yürütülmeye başlandı.
Müzenin bir benzeri Frankfurt Üniversitesi Arap-İslam Bilimler Tarihi Enstitüsü'nde bulunmaktadır.
İslam bilim ve teknoloji tarihi müzesi hakkında doğrulanabilir bilgiler
İslam bilim ve teknoloji tarihi müzesi, Fatih, İstanbul konumunda bulunan ve açık veri kayıtlarında “Müze” kategorisinde sınıflandırılan bir keşif noktasıdır. Bu sayfa, ziyaret öncesinde konumu doğrulamak ve yakın çevredeki diğer duraklarla birlikte bir rota oluşturmak isteyen gezginler için hazırlanmıştır.
İslam bilim ve teknoloji tarihi müzesi nerede?
Konum İstanbul il sınırları içindedir ve ilçe bilgisi Fatih olarak kayıtlıdır. Harita noktası 41.0132188, 28.9789678 koordinatlarıyla gösterilir. Yol koşulları ve giriş düzeni zamanla değişebileceğinden hareket etmeden önce güncel harita verisinin kontrol edilmesi önerilir.
Ziyaret öncesi planlama
Ziyaret süresini belirlerken mevsim, hava durumu, ulaşım biçimi ve yakın çevredeki diğer kültür veya doğa durakları dikkate alınmalıdır. Sayfadaki yol tarifi bağlantısı doğrudan kayıtlı koordinatı hedefler. Özel mülkiyet, ibadet düzeni, koruma alanı veya dönemsel giriş kısıtlaması bulunabileceği için sahadaki yönlendirmeler esas alınmalıdır.
Kaynak ve içerik yaklaşımı
Temel konum ve sınıflandırma bilgileri OpenStreetMap açık verisinden alınır. Wikipedia veya Wikidata eşleşmesi bulunduğunda ansiklopedik bilgi kaynak bağlantısıyla birlikte eklenir; uygun lisanslı fotoğraflar Wikimedia Commons üzerinden gösterilir. Doğrulanamayan tarih, ücret ve çalışma saati bilgileri otomatik olarak üretilmez.
Vikipedi’de oku ↗OpenStreetMap kaydını aç ↗
Gidenler ne diyor?
Yorumlar yayınlanmadan önce kontrol edilir.
Bu yeri deneyimlediysen ilk notu sen bırak.