Yer hakkında
Yalı Köşkü hakkında
Yalı Köşkü, Cebciler Köşkü, Yalı Kasrı, Sinan Paşa Köşkü veya Sultan Bayezid Köşkü, İstanbul'da Topkapı Sarayı'nın sahil köşklerinden biriydi. İlk olarak II. Bayezid tarafından yaptırılan yapı, III. Murad'ın emriyle yıktırılarak Mimar Davud Ağa tarafından 1591-1593 yılları arasında bütünüyle yeniden inşa edildi.
Osmanlı döneminde köşk, başta donanmanın sefere uğurlanması ve dönüşünde karşılanması olmak üzere bayramlaşma ve tayin törenleri, yabancı elçi kabulleri, devlet erkânının toplantıları ve padişahların özel görüşmeleri için kullanıldı. Padişahların deniz yolculuklarında hareket ve dönüş noktalarından biri olan yapı, zaman zaman hanedan mensuplarının cenaze törenlerine de ev sahipliği yaptı. Bostancıbaşının makam dairesini barındıran köşk, padişahın gemileri seyrettiği ve kayıkla diğer sahil sarayları ile has bahçelere geçtiği bir mekân olarak da işlev gördü.
Yunan haçı planındaki yapının merkezinde kubbeli büyük bir kabul salonu bulunuyor ve köşk otuz dört beyaz mermer sütunlu bir revakla çevreleniyordu. Denize bakan üç eyvanı taht odasını oluştururken dördüncü kolunda giriş ve yardımcı mekânlar bulunuyordu. Önünde geniş bir rıhtım ve iskele bulunan köşkün iç mekânında İznik çinileri, mermer çeşmeler, yaldızlı bezemeler, halılar ve çeşitli değerli eşyalar yer alıyordu. Kubbeli salon kış aylarında, revak ise yaz aylarında taht mekânı olarak kullanılıyordu.
19. yüzyılın ortalarında köşkün hemen bitişiğinde Yalı Köşkü Demir Fabrikası kuruldu. Kırım Savaşı sırasında genişletilen tesis, savaşın ardından Bâb-ı Âli tarafından satın alınarak Tersane-i Âmire'ye bağlandı. Rumeli Demiryolu'nun başlangıç istasyonunun Sirkeci'de kurulmasıyla fabrika sahasının demiryolu şirketine bırakılması gündeme geldi ve tesis 1873'te tahliye edildi. Köşk de 19. yüzyılın ikinci yarısında Rumeli Demiryolu'nun inşası ve sahil hattındaki düzenlemeler sırasında büyük ölçüde yıkıldı. Günümüze ulaşmayan köşkün İstanbul Valiliğinin "Yadigar" projesi kapsamında yeniden inşa edilmesi planlanmaktadır.
19. yüzyılın ortalarında Bâb-ı Âli, Zeytinburnu Demir Fabrikası'nın artan iş yükünü hafifletmek amacıyla yeni bir demir fabrikası kurulmasını kararlaştırdı. Yeni fabrika, Topkapı Sarayı'nın Haliç'e bakan dış surlarının önünde, Yalı Köşkü'nün hemen bitişiğindeki rıhtımda kuruldu. Deniz yoluyla ham madde ve mamul sevkiyatının kolaylıkla yapılabilmesi ve devletin demir ambarlarının bölgede bulunması, bu konumun tercih edilmesinde etkiliydi. İnşasına Tophane-i Âmire Müşiri'nin denetiminde 1850 yılında başlanan fabrika, 1851'de tamamlandı ve Yalı Köşkü'ne bitişik konumu nedeniyle "Yalı Köşkü Demir Fabrikası" adıyla anılmaya başladı. Yaklaşık 450 m² büyüklüğündeki tesiste buhar makinesi, döküm fırını, demirci ocakları ve çeşitli tezgâhlar bulunuyordu. Demir borular, çiviler, cıvatalar, zincirler, bahçe aletleri, metal düğmeler ve çeşitli demir aksam burada üretiliyordu. Fabrikanın faaliyete geçmesinden sonra Yalı Köşkü rıhtımı genişletilerek büyük gemilerin yanaşabileceği yeni bir iskele de inşa edildi.
Kırım Savaşı sırasında Tophane-i Âmire'ye bağlı olan fabrika, müttefik donanmasına ait gemilerin bakım ve onarımlarının gerçekleştirilmesi amacıyla Bâb-ı Âli tarafından İngilizlere tahsis edildi. Bu işin koordinatörlüğü, Osmanlı sanayi reformunu gerçekleştirmek amacıyla II. Mahmud'un saltanatında İngiltere'den gelen İngiliz mühendis Williams Taylor'a verildi. İngilizlerin gerçekleştirdiği yenileme faaliyetlerinin ardından fabrika, ilk hâlinin üç ila dört katı büyüklüğe ulaştı. Mevcut makine, ocak ve tezgâhlar yenilenirken daha büyük bir döküm fırını inşa edildi ve İngiltere'den yeni makine, tezgâh, usta ve işçiler getirildi. Tesis bu çalışmaların ardından bir makine fabrikası ve dökümhaneyi bünyesinde barındıracak şekilde düzenlendi.
Savaşın ardından İngilizler fabrikayı makine ve teçhizatıyla birlikte satışa çıkardı. Bâb-ı Âli tarafından satın alınan tesis Tersane-i Âmire'ye bağlandı ve donanmaya ait gemilerin buhar makineleri ile bunların parçalarının üretim ve onarımında kullanılmaya başlandı. 1859'da fabrikanın arkasındaki Zarif Paşa'ya ait konak ve müştemilatı da 750.000 kuruşa satın alınarak yerleşkeye katıldı. Konağın bir bölümü Bahriye Mektebi'nin çarkçı sınıfı öğrencilerinin uygulamalı eğitimi için kullanıldı. Yerleşkeye ayrıca buhar makinesi çizimleri ve maketlerinin hazırlanacağı bir modelhane ile öğrenciler ve çalışanlara nezaret edecek subaylar için koğuşlar inşa edildi.
1860'larda Osmanlı donanmasına ait gemiler için buhar makineleri ve bunların parçalarının üretiminin devam ettiği fabrika, 1861'de onarımdan geçirildi. Daha sonraki yıllarda burada çeşitli gemi makineleri ve makine parçaları üretildi.
1871'de Rumeli Demiryolu'nun başlangıç noktasını oluşturacak büyük tren garının, fabrikanın bulunduğu alanı da kapsayan Sirkeci'de inşa edilmesine karar verilmesi üzerine tesisin bulunduğu sahanın Rumeli Demiryolu Kumpanyası'na bırakılması gündeme geldi. Osmanlı idarecileri tarafından üretimin kesintiye uğramaması için Tersane-i Âmire'de Yalı Köşkü'ndeki tesisten daha büyük bir makine fabrikası ve dökümhane inşa edilmesi ve buradaki makine, tezgâh, araç ve gereçlerin yeni tesise taşınması kararlaştırıldı.
Bâb-ı Âli, 1873'te fabrikanın tahliyesini daha fazla ertelemeyerek sahanın mümkün olan en kısa sürede Rumeli Demiryolu Kumpanyası'na teslim edilmesini kararlaştırdı. Dökümhane, aynı yılın Nisan ve Mayıs aylarında tahliye edilerek kumpanyaya teslim edildi ve demiryolu güzergâhında bulunduğundan kısa süre sonra yıkıldı. Deniz kıyısındaki makine fabrikası ise aynı yılın Haziran ayında tahliye edilerek kumpanyaya bırakıldı. Dökümhanenin aksine bu bina yıkılmadı ve 20. yüzyılın başlarına kadar varlığını sürdürdü.
Yalı Köşkü'nün temel işlevi, Osmanlı donanmasının törenle uğurlandığı resmî seyir mekânı olarak hizmet vermesiydi. Köşk, donanmanın sefere çıkmasından önce vezirler ve diğer üst düzey devlet görevlilerinin bir araya geldiği törenlere de ev sahipliği yapıyordu. Bu toplantılarda devlet erkânına makamlarına uygun hil'atler giydiriliyordu. Bu tören II. Bayezid devrinden itibaren burada gerçekleştiriliyor, sefere çıkan donanma köşkün önünden top atışları ve resmî merasimlerle uğurlanıyordu. Donanmanın dönüşünde de benzer törenler düzenleniyordu. Sadrazam, kaptan-ı derya ve diğer deniz kumandanları padişahın huzuruna kabul edilerek hil'at giydirilirdi. Seferden ganimet getirilmişse bunlar da aynı törende padişaha takdim edilirdi.
Köşk, bayramlaşma ve şenliklerde de kullanılıyordu. Eski teşrifat usulüne göre bayramlaşma töreninde padişah, devlet erkânının tebriklerini Topkapı Sarayı'nda kabul ettikten sonra Yalı Köşkü'ne geçer, burada saray görevlilerinin bayramlaşmasını kabul ederdi. Bayramlaşmanın bu bölümü sırasında mehter çalınır, çeşitli törensel gösteriler düzenlenir, törenin sonunda ise padişah saraya dönerdi. Padişahlar ayrıca bayramların ilk gününde Yalı Köşkü'ne gelerek güreşleri, gemi ustalarının gösterilerini, topçu birliklerini ve diğer şenlikleri buradan izler, kazananlara ödüller dağıtırdı.
Yalı Köşkü, Yeni Saray'ın denize açılan başlıca giriş noktalarından biri olarak da kullanılıyordu. Köşkün Sarayburnu tarafında, padişah ve saray halkına ait kayıkhaneler bulunuyordu. Kayıkhanede padişahlara ait köşklü saltanat kayıkları ile IV. Mehmed'e ait tarihî kadırga da muhafaza edilmekteydi. Kaynaklarda bu kapıdan, Oyanios Kapısı veya Yalı Köşkü Kapısı adlarıyla söz edilir. Padişahların Edirne, Eyüp Sultan ve diğer sahil saraylarına yaptıkları yolculuklarda hareket ve dönüş noktalarından biri olan köşk, taşradan gelen devlet adamlarının saraya kabulünde de kullanılıyordu. Ayrıca, padişahın gemileri seyredebildiği ve gerektiğinde kayığa binerek has bahçelere geçebildiği özel bir dinlenme mekânı olarak da işlev görüyordu.
Yalı Köşkü zaman zaman özel kabul salonu olarak da kullanılmıştır. II. Bayezid burada adalet işlerine bakmış, II. Selim, Mekke Şerifi'nin temsilcisini burada kabul etmiş, III. Murad vezirleriyle ve devlet adamlarıyla burada özel görüşmeler yapmış, III. Mehmed ve IV. Mehmed dönemlerinde ise yabancı elçilerle resmî kabul öncesindeki gizli görüşmeler burada yapılmıştır. Eyalet beylerinin tayin merasimleri ile bazı resmî görevlendirme törenleri de burada gerçekleştirilmiştir. 17. yüzyılda çeşitli devlet istişareleri de Yalı Köşkü'nde yapılmıştır. 1655 yılında IV. Mehmed, Safevî Devleti'ne karşı ortak bir saldırıyı görüşmek üzere Babür elçisini resmî kabul öncesinde burada özel olarak kabul etmiş; 1681 yılında ise III. Fyodor ile XIV. Louis'nin elçileri Yalı Köşkü'nde kabul edilmiştir. Acil devlet meselelerinin görüşülmesi gereken bazı durumlarda istişare toplantıları Yalı Köşkü'nde yapılmış, özellikle isyan dönemlerinde yapı hem toplantı hem de askerî toplanma yeri olarak kullanılmıştır.
Yalı Köşkü, halkın padişaha ulaşabildiği nadir mekânlardan biri olarak da kullanılmıştır. III. Murad'ın burada bulunduğu sırada denizde gördüğü bir tabut üzerine soruşturma başlatması veya Galata ahalisinin kadıyı şikâyet etmek için kayıklarla köşkün önüne gelmesi, kaynaklarda bu kullanımın örnekleri arasında aktarılmaktadır.
Köşk zaman zaman Osmanlı Hanedanı mensuplarının cenaze törenlerine de ev sahipliği yapmıştır. Saray dışında vefat eden hanedan mensuplarının naaşları techiz ve tekfin işlemlerinin ardından harem kayığıyla Yalı Köşkü'ne getiriliyor, burada devlet erkânının katılımıyla cenaze namazı kılındıktan sonra defnedilecekleri kabristana götürülüyordu.
Yalı Köşkü'nü en çok kullanan görevlilerin başında bostancıbaşı geliyordu. Bostancıbaşının makam dairesinin bulunduğu köşk, onun ocak mensupları ve diğer ilgililerle sık sık toplantılar yaptığı yerdi. Hakkında suçlama bulunan kişiler buraya getirilerek sorgulanıyor ve gerektiğinde göz hapsinde tutuluyordu.
Genel
Yalı Köşkü hakkında doğrulanabilir bilgiler
Yalı Köşkü, İstanbul konumunda bulunan ve açık veri kayıtlarında “Müze” kategorisinde sınıflandırılan bir keşif noktasıdır. Bu sayfa, ziyaret öncesinde konumu doğrulamak ve yakın çevredeki diğer duraklarla birlikte bir rota oluşturmak isteyen gezginler için hazırlanmıştır.
Yalı Köşkü nerede?
Konum İstanbul il sınırları içindedir. Harita noktası 41.0424015, 29.0389426 koordinatlarıyla gösterilir. Yol koşulları ve giriş düzeni zamanla değişebileceğinden hareket etmeden önce güncel harita verisinin kontrol edilmesi önerilir.
Ziyaret öncesi planlama
Ziyaret süresini belirlerken mevsim, hava durumu, ulaşım biçimi ve yakın çevredeki diğer kültür veya doğa durakları dikkate alınmalıdır. Sayfadaki yol tarifi bağlantısı doğrudan kayıtlı koordinatı hedefler. Özel mülkiyet, ibadet düzeni, koruma alanı veya dönemsel giriş kısıtlaması bulunabileceği için sahadaki yönlendirmeler esas alınmalıdır.
Kaynak ve içerik yaklaşımı
Temel konum ve sınıflandırma bilgileri OpenStreetMap açık verisinden alınır. Wikipedia veya Wikidata eşleşmesi bulunduğunda ansiklopedik bilgi kaynak bağlantısıyla birlikte eklenir; uygun lisanslı fotoğraflar Wikimedia Commons üzerinden gösterilir. Doğrulanamayan tarih, ücret ve çalışma saati bilgileri otomatik olarak üretilmez.
Vikipedi’de oku ↗OpenStreetMap kaydını aç ↗
Gidenler ne diyor?
Yorumlar yayınlanmadan önce kontrol edilir.
Bu yeri deneyimlediysen ilk notu sen bırak.