Ana sayfaŞanlıurfaBalıklıgöl
DOĞAL ALAN · ŞANLIURFA

Balıklıgöl

Balıklıgöl, Şanlıurfa şehir merkezinin güneybatısında yer alan ve İbrahim peygamberin ateşe atıldığına inanılan bu iki göl, İslam alemi için kutsal sayılan balıkları (sazangiller) ve çevrelerindeki tarihî eserler ile Şanlıurfa'nın en çok ziyaret edilen tarihî mekanlarındandır.

GENEL BİLGİ

Yer hakkında

Balıklıgöl hakkında

Balıklıgöl (Ayn-i Zeliha ve Halil-ür Rahman Gölleri), Şanlıurfa şehir merkezinin güneybatısında yer alan ve İbrahim peygamberin ateşe atıldığına inanılan bu iki göl, İslam alemi için kutsal sayılan balıkları (sazangiller) ve çevrelerindeki tarihî eserler ile Şanlıurfa'nın en çok ziyaret edilen tarihî mekanlarındandır.
Tarihsel ve bilimsel verilere göre Balıklıgöl havuzları, yarı kadın yarı balık olan tanrıça Atargatis için yapılmış birer antik pagan (putperest) tapınaklarıdır. MÖ 1000-300 yılları arasında net olmayan bir tarihte yapıldığı tahmin edilmektedir. Günümüzde İsrail, Lübnan, Suriye'de de tanrıça Atargatis'e adanan içindeki balıklara dokunmanın ve yemenin yasak olduğu balıklı havuzlar vardır.
İslam dışında Balıklıgöl platosunda ayrıca Yahudi ve Hristiyan inanışları de mevcuttur.
1970'lere kadar göllerde yüzülüp yüzme yarışmaları düzenlenirken, 1970'lerden sonra göle kutsal aidiyet verilip göllerde yüzmek ve balıklarını yemek yasaklanmıştır. Günümüzde birçok İslam araştırmacısı Balıklıgöl'e ait İslam inancının hurafe olup havuzların antik pagan tapınaklarına ait olduğunu kesin bir dille kabul etmiştir.
Halk arasında içindeki balıkların kutsal olup balıkları yiyenlerin hastalandığı söylenir. Gölde bıyıklı sazan türü bulunmaktadır. Bu türün havyarı zehirli olduğundan yenmesi insan sağlığı açısından sakıncalıdır.
Bugünkü görünümünü Mimar Behruz Çinici danışmanlığında Mimar Merih Karaaslan'ın tasarladığı 'Dergâh ve Balıklıgöl Çevre Düzenleme Projesi' restorasyonu ile elde etmiştir. Proje 1992'de başlayıp büyük kısmı 2000 yılında tamamlandı. Günümüzde de aynı proje adı altında kısmi restorasyonlar geçirmektedir.

İbrahim peygamber, devrin zalim hükümdarı Nemrut (Babil hükümdarı) ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye, tek tanrı fikrini savunmaya başlayınca Nemrut tarafından bugünkü Urfa Kalesi'nin bulunduğu tepeden ateşe atılır. Bu sırada Allah tarafından ateşe "Ey ateş, İbrahim'e karşı serin ve selamet ol" emri verilir. Bu emir üzerine ateş suya, odunlar da balığa dönüşür. İbrahim bir gül bahçesinin içerisine sağ olarak düşer. İbrahim'in düştüğü yer Halilü'r-Rahman Gölü'dür. Rivayete göre Nemrut'un kızı Zeliha da İbrahim'e inandığından onun peşinden atlar. Zeliha'nın düştüğü yerde ise Ayn-i Zeliha Gölü oluşmuştur.
Kur'an ve Hadis kitaplarında bu olayla ilgili ayet veya hadis yoktur. 1900-1960 arası yakın tarihte Urfa halkı tarafından Yahudilikten İslam'a eklentiler yapılarak ortaya çıkmış bir anlatıdır. Yahudilikte sadece İbrahim'in Urfa'da ateşten kurtulduğunu söyler. Urfalı Müslümanlar tarafından bu olayın Balıklıgöl'de yaşandığı ve mite kale sütunları (mancınık), havuz ve balıklar da eklenmiştir. Ek olarak İbrahim'in Balıklıgöl platosundaki bir mağarada (İbrahim Mağarası) doğduğunu iddia etmektedir. İslam'daki anlatılar farklı tarihlerdeki 5 farklı devletle çakışıp büyük tarihi çelişkiler barındırmaktadır.

Yabancı kaynaklar Balıklıgöl efsanesinin aslında Yahudi dinî kaynaklarına ait bir mitoloji olup zamanla İslam'a evrildiğini söylemektedir. İslam araştırmacıları Kur'an'da İbrahim'in ateşten kurtulduğuna dair ayetlerin olduğunu söyler. Ancak ilgili olayın Balıklıgöl anlatısı ile alakası olmadığını söyleyip havuzların antik pagan dinlerine ait tapınakları olduğunu kabul ederler.
MS 1. yüzyılda İncil anlatıları İbraniceden Latinceye çevrilirken İbrahim Peygamber olan kısımlarında bazı kelimelerin yanlış çevrilmesiyle İbrahim ile ilgili olan anlatılar ateş kelimesine ve Urfa'ya bağlandı. Anlatılara göre Nemrut, İbrahim'in putlara tapınmasını ve Babil Kulesinin inşasını reddetmesine öfkelenir. Nemrut, İbrahim'i ateşe atıp diri diri yakmak ister. Dil bilimciler orijinal anlatılardaki tarihi Ur kentinin iki defa yanlış çevrilmesiyle olay ateşe ve Urfa'ya bağlanmıştır. Ur kelimesi İbranicede ateş (אש-Ar) kelimesi ile benzer harfleri taşır. Bu kelimelerin yanlış çevrilmesi üzerine; "İbrahim mucizevi bir şekilde Ur şehrinden canlı kurtuldu" yerine, "İbrahim mucizevi bir şekilde ateşten canlı kurtuldu" olarak çevrildi. Bu anlatı hahamlar tarafından Yahudi kaynaklarına da geçti. Ancak Yahudi hahamlar bu anlatıda yanlış çeviri olduğunu, Ur'un ateş değil bir şehir olduğunu farkına vardılar. Çeviride ikinci defa yanlış yapıp Irak'taki Ur şehri yerine o zamanlar Roma şehri olan Urhay (Urfa) sandılar. Günümüzde Yahudiler dinî kaynaklardaki Ur şehrinin Urfa değil Irak'taki antik Ur şehri olduğunu söylemektedir.
1960'lardan önce Urfa bölgesinde Yahudi topluluklar bulunmaktaydı. Köken olarak antik çağlarda yaşanan Babil Sürgünü olayında günümüz Türkiye'sinin güneydoğu bölgesine yerleşmişlerdir. Cumhuriyet döneminden sonra büyük kısmı Urfa'yı terk edip yeni kurulan İsrail'e yerleşiyordu. Bazıları da Urfa'yı terk etmeyip sonradan Müslüman oldu. 1947'de Urfa'da Yahudi bir aile Müslüman olduğu için aileden 7 kişi katledilmiştir. Balıklıgöl mitolojisinin sonradan Müslüman olan bu Yahudi topluluklar aracılığı ile evrildiği düşünülmektedir.

Balıklıgöl günümüzde her ne kadar İslam ile özdeşleşse de, Hristiyanlık tarihi de Balıklıgöl bölgesi ile ilgili iki farklı anlatıya sahiptir. Ancak mucizeler İbrahim ile değil İsa ile alakalıdır. MS 4. yüzyılda yaşamış Galyalı veya İspanyol olduğu tahmin edilen bir kadın seyyah olan Egaria, dönemin kutsal bölgelerini ziyaret edip bu bölgedeki tarihi olayları, kişilikleri ve mucizeleri kaleme almıştır.
Kudüs'ü ziyaret ettikten sonra bir sonraki durağı Edessa (Urfa) olan Egeria, dönemin Balıklıgöl bölgesinde Hristiyanlık hakkındaki bir takım verileri günümüze ulaştırmıştır. İsa Mesih'in havarilerinden olan Aziz Thomas'ın martyriumunu görmek isteyen Egeria, Edessa şehrinin piskoposundan dinleyerek anlatıları kalem almıştır.

Şehrin piskoposunun anlatılanlara göre İsa ile aynı dönemde var olan Osroene Krallığında MS 13-50 yılları arasında hüküm süren V. Abgar, cüzzam hastalığına yakalanmıştır. Kral Abgar İsa'nın hastaları iyileştirdiğini duymuştur ancak hasta olduğu için İsa'nın yaşadığı şehri Kudüs'ü ziyaret edememiştir. Kral, Hannah adındaki bir yardımcısını Kudüs'e gönderterek İsa'yı Edessa'ya davet etmiştir. Hannah aynı zamanda bir ressamdır. Kuddüs'e varan Hannah İsa'ya resmetmeye çalışsa da zorlanmıştır. Bunun farkına varan İsa, yüzünü yıkayıp bir mendili yüzüne sürmüştür. İsa'nın yüzü mucizevi bir şekilde mendile işlenmiştir. Hannah bu mendil (kutsal mendil) ve mektupla Edessa'ya geri dönmüştür. Mendili yüzüne süren Kral Abgar mucizevi bir şekilde iyileşmiştir.Diğer hikâye ise şöyledir; Kral Abgar iyileştikten sonra Persler şehri kuşatmıştır. Kral Abgar İsa'nın kendine verdiği mektubu şehrin kapısına götürüp dua etmiştir. Dua ettikten sonra gökyüzü kararmıştır, Persler karanlıktan dolayı şehri kuşatmakta zorlanmıştır. Çözüm olarak Balıklıgöl platosuna giden akarsu kaynaklarının yönünü değiştirip şehri susuz bırakmak istemişlerdir. Ancak mucizevi bir şekilde Balıklıgöl platosu içinde oluklardan sular akmıştır. Perslerin yönünü değiştirdiği akarsu kaynakları ise kurumuştur. Karanlıktan dolayı şehrin kapılarına ulaşamayan Persler kuşatmadan vazgeçip şehri terk etmişlerdir. Olay üzerine Hristiyanlar, her kuşatma esnasında mektubu şehrin kapısına asmışlardır.
Hristiyanlık ve İslam'ın ortak paydada buluştuğu yer şudur; Edessa piskoposunun seyyah Egaria'ya anlattığına göre, Perslerin akarsu yataklarına müdahale etmesinden sonra plato içinde mucizevi şekilde oluklardan sular çıkmıştır. Piskopos Balıklıgöl havuzlarının da böyle oluştuğunu Egaria'ya söylemiştir. Kral Abgar bu su oluklarının bazılarına müdahale etmeyip üzerine oğlu Magnus için saray yaptırmıştır. Bahsedilen yerin bugün plato içerisinde İbrahim Mağarası adlı mekanın olduğu düşünülmektedir. Mağara içinde sular bulunup, su olmayan kısmında ibadetler yapılmaktadır.
Hristiyanlıkta Osroene Krallığının Pagan dinî inançlarından türediği de düşünülmektedir. Çünkü Tanrıça Atargatis'in koruyucu görevi de vardır. Bazı heykel betimlemelerinde koruyuculuk görevine atfen kafasında duvar tacı vardır. Kral Abgar'ın istilalar esnasında İsa'nın mektubu ile şehir kapılarında dua etmesi Hristiyanlığa evrilmiştir.

Balıklıgöl platosunda günümüzde arkeolojik kazı ve araştırma yapma imkanı kısıtlı olduğu için havuzların tam olarak hangi devletin ne zaman yaptığı net olarak bilinmemektedir. Büyük İskender MÖ 331'de günümüz Urfa bölgesini Perslerden aldığında bölgede Tanrıça Atargatis merkezli Pagan dinî inancı yaygındı. Kuzey Suriye, İsrail ve Lübnan bölgelerinde de Atargatis'e adanmış balıklı havuz tapınakları vardı. Bu yerlerde de havuzdaki balıklar kutsaldı ve yenmesi yasaktı. Büyük İskender şehri fethettikten sonra Büyük İskender'in komutanı I. Seleukus tarafından şehrin adı 'Suyu Bol' anlamına gelen Edessa adı verildi. Büyük İskender'in ölümünden sonra Urfa bölgesinde Osroene Krallığı kuruldu. Tarihi belgelere bakıldığında Osroene Krallığının da Atargatis merkezli pagan dinini sürdüğü görülmektedir.
MÖ 5. yy. ve MS 2 yüzyılda bulunan iki adet Roma ve Süryani metinlerine göre Antik Yunan'da ve Antik Urfa bölgelerinde Pagan rahipler Tanrıça Atargatis'e tapıp kendilerini hadım edip, balık kuyruklu kadın suretinde dinî hizmetler ederlerdi. MS 300'lü yıllarda bulunan Süryani belgesinde; Hristiyan olduktan sonra Osroene Kralı V. Abgar kendini hadım eden erkeklerin ellerini kesmesini emretti. Olaydan sonra pagan rahipler kendilerini hadım etmeyi bıraktı.

Atargatis'in mitolojik teması sudaki yaşamların bereketi, aşk, cinsellik ve doğurganlıktır. Dolayısıyla balık ve güvercinlerle özdeşleşmiş bir tanrıçadır. Var olan heykeller incelendiğinde ekseriyetle Balık Tanrıçası veya Deniz Kızı formunda betimlendiği görülmüştür. Tanrıçanın kökeni Tunç Çağına kadar geriye gitmektedir. Ugarit antik devletinde ortaya çıkıp sonraki devletlerin dinî kültürüne evrilmiştir.

Tarihçi Diodoros (MÖ 1. yy) ve Ktesias'a (MÖ 5. yy) göre tanrıça Atargatis efsanesi şöyledir; Atargatis yasak bir aşk yaşayıp bir kız çocuğu dünyaya getirmiştir. Atargatis bu olaydan utanıp kendini bir göle atmıştır. Bedeni göl içinde balıklara dönüşmüştür. Kızını ise güvercinler beslemiştir. Antik Yunan tarihçi Athenaeus (MS 2. yy) kitabında, Suriyeliler güvercinlere tapar ve balık yemezler. Çünkü Atargatis balık yemeyi yasaklamıştır.
Günümüz İsrail sınırları içindeki tarihi Aşkelon'da, Suriye Menbic'te ve Lübnan'da da içindeki balıklara dokunmanın yasak olduğu balıklı havuzlar vardır. Balıklıgöl balıklı havuzları ile bilinse de plato içindeki camii avlularında çokça güvercin de bulunmaktadır. Bu güvercinlere de en az balıklar kadar kutsal aidiyet biçilmiştir. Cami avlularında bu güvercinler için havuzcuklar bulunup, güvercinlerin beslenip su içmesi için özel korunaklı alanlar vardır.
Kültürel olarak günümüzde Urfa ve Suriye'de halk içinde hâlâ güvercin besiciliği yapılmaktadır.

OpenStreetMap'te Balıklıgöl ile ilgili coğrafi veriler

Balıklıgöl hakkında doğrulanabilir bilgiler

Balıklıgöl, Şanlıurfa konumunda bulunan ve açık veri kayıtlarında “Doğal Alan” kategorisinde sınıflandırılan bir keşif noktasıdır. Bu sayfa, ziyaret öncesinde konumu doğrulamak ve yakın çevredeki diğer duraklarla birlikte bir rota oluşturmak isteyen gezginler için hazırlanmıştır.

Balıklıgöl nerede?

Konum Şanlıurfa il sınırları içindedir. Harita noktası 37.1476911, 38.7845342 koordinatlarıyla gösterilir. Yol koşulları ve giriş düzeni zamanla değişebileceğinden hareket etmeden önce güncel harita verisinin kontrol edilmesi önerilir.

Ziyaret öncesi planlama

Ziyaret süresini belirlerken mevsim, hava durumu, ulaşım biçimi ve yakın çevredeki diğer kültür veya doğa durakları dikkate alınmalıdır. Sayfadaki yol tarifi bağlantısı doğrudan kayıtlı koordinatı hedefler. Özel mülkiyet, ibadet düzeni, koruma alanı veya dönemsel giriş kısıtlaması bulunabileceği için sahadaki yönlendirmeler esas alınmalıdır.

Kaynak ve içerik yaklaşımı

Temel konum ve sınıflandırma bilgileri OpenStreetMap açık verisinden alınır. Wikipedia veya Wikidata eşleşmesi bulunduğunda ansiklopedik bilgi kaynak bağlantısıyla birlikte eklenir; uygun lisanslı fotoğraflar Wikimedia Commons üzerinden gösterilir. Doğrulanamayan tarih, ücret ve çalışma saati bilgileri otomatik olarak üretilmez.

Vikipedi’de oku ↗OpenStreetMap kaydını aç ↗
ZİYARETİNİ PLANLA

Buradan başla.

Yol tarifi, kişisel listen ve ziyaretçi notları tek yerde.

DOĞRULANABİLİR BİLGİ

İçerik ve kaynaklar

Gezmelik, yer bilgisini açık ve izlenebilir kaynaklarla sunar. Koordinat, il ve kategori verileri kaynak kayıtlarıyla birlikte gösterilir; görseller yalnızca lisans bilgisi bulunan kaynaklardan kullanılır.

Balıklıgöl kısa bilgileri

Yer: Şanlıurfa
Tür: Doğal Alan
Koordinat: 37.1476911, 38.7845342

Son güncelleme: 24.08.2026

YAKINDAKİ DURAKLAR

Şanlıurfa çevresinde keşfet

MERAK EDİLENLER

Balıklıgöl hakkında sık sorulanlar

Balıklıgöl nerede?

Balıklıgöl, Şanlıurfa sınırlarında yer alır. Harita koordinatları 37.1476911, 38.7845342.

Balıklıgöl konumuna nasıl gidilir?

Sayfadaki “Yol Tarifi” bağlantısı, Balıklıgöl konumunu Google Haritalar üzerinde rota hedefi olarak açar.

Bu sayfadaki bilgilerin kaynağı nedir?

Konum ve kategori bilgileri OpenStreetMap açık verisinden; ek açıklamalar ve lisanslı görseller mevcut olduğunda Wikipedia ve Wikimedia Commons kaynaklarından sağlanır.

ZİYARETÇİ NOTLARI

Gidenler ne diyor?

Yorumlar yayınlanmadan önce kontrol edilir.

Henüz yayınlanmış yorum yok.

Bu yeri deneyimlediysen ilk notu sen bırak.

Yorum yap